Asıl bize lâzım

Bütün insanlar kanun koymaktan hoşlanır, bir kısmı çiğnemekten daha çok hoşlanır...

Haberin Devamı

Bütün insanlar kanun koymaktan hoşlanır, bir kısmı çiğnemekten daha çok hoşlanır.

Ve tarih şu tecrübeyi biriktirmiş: Yaptığı kanunlara uymayan toplumlar, ahlâk kurallarına bağlılıkta da zafiyet gösteriyorlar.

Sonuçta bu iki kültürden biri disiplin, istikrar ve barış içinde gelişerek ilerliyor, öbürü ise pusulasız, su alan bir geminin kaderine mahkûm oluyor.

İngiltere'de medya bir süredir Tony Blair'in tozunu atıyor.

Sebep Başbakan'ın yabancı ülke liderlerinden kabul ettiği hediyelere sahip olabilmenin şartı olan vergileri ödememesi..

Eleştiriler o kadar bunalttı ki, müsriflikle de suçlanan Başbakan İtalya tatilinden özel uçağı ile değil 49 dolara dolmuş yapan bir uçakla, turistler arasında döndü.

Geçen yıl da Başbakan'ın avukatlık yapan eşi Cherry Blair Türkiye'ye bir iş ziyareti yapmış, unuttuğu pasaportunu konuttan korumaların yardımı ile havaalanına getirttiği için topa tutulmuştu.

Neymiş; boşuna yakıt ve korumaların zamanını harcamış.. İngiltere bu kadar zengin miymiş?

Türkiye'de benzer bir eleştiriye kalkışan muhalefet, küçük hesap peşinde koşmakla suçlanıp doğduğuna pişman edilir. Oysa İngiltere'de hesap soranlar bakın hangi değerlerin peşindedir:

"Vergi değil, önemli olan herkes için geçerli olan kurallara Başbakan'ın da uymasını sağlamaktır!"

Aynı kültür bize de egemen olsaydı, Başbakan Erdoğan makamına dahi olsa helikopter, otobüs, lüks otomobiller, kolye gibi hediyeler kabul etmez ve dünya medyasına bu şöhretle geçmezdi.

"Nelerle uğraşıyorlar!" manşetini, eskilerin deyimi ile "tecahül" yaratmak, yani çapraz yaklaşarak okurun dikkatini tahrik etmek için seçtik.

"Böyle şeylerle biz de uğraşalım" mesajını vermek istedik.

Çünkü siyasetçileri dürtecek bir ibret çıkarma hayali kuramıyoruz.

Artık onlarla ilgili hayal kurmamayı öğrendik.

Hedefimiz kamuoyudur. O umudu uyarmaya çalışıyoruz.

Gerginliğe TÜSİAD çözümü
Başbakan'ın demokratik sabır katsayısı artıyor ya, TÜSİAD fırsat bu fırsat bir özlemini daha açıkladı.

Başkan Ömer Sabancı dün şunu dedi:

"Cumhurbaşkanlığı hassas bir makam. Gerilim artırılmamalıdır. Cumhurbaşkanlığı makamına uzlaşmacı bir yaklaşımla, kimin oturacağının belirlenmesini istiyoruz. İş dünyası için makama kimin oturacağından çok nasıl oturacağı daha önemli."

Bu erken uyarının sebebi bellidir: Türkiye, istikrar bozucu siyasi ve toplumsal çalkantılar yaşamaya başlamıştır. Bunun nedeni AKP'nin meclisteki sayısına dayanarak toplumsal uzlaşma arama zahmetine girmeden Cumhurbaşkanı'nı kendi başına seçeceği korkusudur.

Korkunun sebebini merak edenler Anayasa'yı açıp Cumhurbaşkanı'nın görev ve yetkilerini okusun.

Eğer AKP, Cumhurbaşkanı Sezer'in korumaya çalıştığı değerlere boş verecek birini seçmek peşinde ise, laik cumhuriyetin geleceğinden endişe edenlerin tedirginliği huzuru ve istikrarı etkileyecektir.

Zaten Başbakan Erdoğan da bu gerçeği görüyor olmalı ki "herkesin üstünde olumlu görüş belirteceği bir şahsiyeti aday" göstereceklerini bir değil birkaç defa belirtmiştir.

Başbakan TÜSİAD'ın dileğine müdahale olarak bakmamalıdır.

Cumhurbaşkanı'nın doğru yöntemle belirlenmesi, doğru kişinin seçilmesini de güvence altına alacaktır.

Keşke Cumhurbaşkanı iki turlu seçimle halka seçtirilebilse. Ama bu olmuyorsa toplumsal uzlaşma bir şekilde sağlanmalıdır.

Çankaya'yı tek yanlı fethetmek AKP'nin iktidarını tamamlamayacak, tersine sakatlayacaktır.

Çünkü laiklik, türban ve imam hatip merkezli icraatı AKP'nin bu makama doğru bir seçim yapabileceği güvenini vermiyor!

DİĞER YENİ YAZILAR