Arsız mikrop

Ahlâk çöküntüsü, devlet ve toplum hayatında yaşanabilecek tamiri en zor arızadır. Bu arıza tepeden başlar ve hızla bütün bünyeyi sarar. Rüşvet yarı resmi bir vergi görünümü alır, güçlünün haklıya boyun eğdirdiği bir düzen yerleşir

Haberin Devamı

Ahlâk çöküntüsü, devlet ve toplum hayatında yaşanabilecek tamiri en zor arızadır.

Bu arıza tepeden başlar ve hızla bütün bünyeyi sarar. Rüşvet yarı resmi bir vergi görünümü alır, güçlünün haklıya boyun eğdirdiği bir düzen yerleşir. Hukuk devletinin yok oluşunu sosyal devletin kayboluşu izler.

Kurtuluş için ilâhi bir selin bütün kötülükleri süpürüp götürmesini bekleyemeyiz.

Bizde demokrasi var ama ahlâksızlık yine diz boyu. Niye?

Kimse bunun kusurunu demokraside aramasın. Suçlu bizleriz.

VATAN'ın dünkü manşeti, Türk halkını imrendiren, kıskandıran bir haberdi: ABD'yi yönetenler, aldıkları hediyelerin bildirimini vermişler. Bu onlar için yasal zorunluluk. 285 dolardan daha değerli hediye kabul edemiyorlar. Eğer değerli bir hediye gelmiş ve buna sahip olmak istiyorlarsa 285 dolarlık kısmının üstündeki farkı ödemek zorunda kalıyorlar.

Eksik bile olsa Türkiye'de de benzer bir yasa var. Fakat sınırlama nedense sadece yabancılardan gelen hediyeleri kapsıyor. Kamu görevlileri, değeri asgari ücretin on katını aşan hediyeleri, bağlı oldukları kurumlara teslim etmek zorundalar. Ama böyle bir kahraman şimdiye kadar görülmedi.

Suudi Arabistan Kralı'nın Abdullah Gül'e, İtalya Başbakanı'nın Tayyip Erdoğan'a verdiği değerli saatlerin teslim edilmesini, daha önce çocuklarının Amerika'daki tahsilleri için bir arkadaşından aldığı maddi desteği hükümet başkanı olarak artık kabul edemiyeceğini bildirmesini AKP liderinden bekliyoruz.

Bunu öncelikle Türkiye'de geçerli "Kanunlar çiğnenmek içindir" anlayışını birileri yıksın diye istiyoruz, ikincisi, AKP iktidarının bu ahlâki vecibeye herkesin uymasını isteme hakkı doğabilsin diye...

Bir iktidar, yönettiği kadrolardan ancak kendisi kadar erdemli olmalarını isteyebilir.

AKP iktidarı ahlâksızlığın arsız mikrobu rüşveti ve onun kılıfı olan hediyeyi kamu hayatından söküp atmadıkça, ağzıyla kuş tutsa başarılı olamaz!

Lâfın sonu gelmez..
MGK Genel Sekreteri Orgeneral Tuncer Kılınç yine gündemi karıştıran bir siyasi çıkış yaptı.

Daha önce dış politikada alternatif eksen önerileri sunan ve askerlerin AB hedefine bağlılıkları konusunda tereddüt doğuran çıkışlar yapan Orgeneral Kılınç dün bir sempozyumda, müsteşarlığını yaptığı 5 Milli Savunma Bakanı için "Bakanlığa değil parti tabanına ve seçim bölgelerine hizmet ettiler. Müteakip seçimi düşünerek hareket ettiler" dedi.

Evet siyaset kurumunun eleştiriyi hak eden çok eksiği gediği var. Ama askerin bu sorunun çözümüne katkıda bulunacağı yasal zemin MGK'dır.

Çünkü o bakanlar da çıkarlar ve şunu diyebilirler:

"Genelkurmay başkanlarının savunma bakanına bağlı olmadığı tek demokrasi biziz. Yetkimiz ve işimiz yoktu, vaktimizi böyle değerlendirdik!"

DİĞER YENİ YAZILAR