Anlayan bağlanır

Artık 10 Kasım'lar yas günleri değil, kahraman bir öndere bizi lâyık gören kadere şükran, eserlerine övgü ve emanetine karşı hesap günleridir

Haberin Devamı

Artık 10 Kasım'lar yas günleri değil, kahraman bir öndere bizi lâyık gören kadere şükran, eserlerine övgü ve emanetine karşı hesap günleridir.

Ölümünün 65'inci yıldönümünde Atatürk'ü saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz.

Onu anmak, yarattığı mucizenin değerini anlamaktır. Halimize bakmak ise yetersiz kalmanın mahcubiyeti ile yüzleşmek..

Onun en büyük eseri, egemenliği dini temelden ayırıp ulusal egemenlik temeline oturttuğu cumhuriyettir. Türkiye'nin bütün ka-zanımları, laikliğin tartışma ve kavga nedeni olmadığı dönemlerde elde edilmiştir.

Din ve devleti, din ve bilimi karşı karşıya getirmek isteyenlerin çabaları, İslâm ile demokrasiyi bize bir arada yaşatan mucizevî sentezi bozarak toplumda kamplaşmalar doğurmuştur.

Bu dönemler de kayıp yıllarımız olmuştur.

Çağdaş uygarlığa
Türkiye'yi bugün AB'ye üyelik konusunda kararlılığı kendinden öncekilerle kıyas edilemeyecek kadar güçlü bir iktidar yönetiyor.

AB üyeliği, Atatürk'ün Türkiye'yi çağdaş uygarlık düzeyine ulaştırma vasiyetini hayata geçirecek en somut projedir. Bu projenin, laiklik ilkesiyle barışık olmadığı şüphesi taşıyan AKP iktidarınca sahiplenilmesi çelişki gibi görünebilir. Ama değildir.

Bu olsa olsa dindarlığı Atatürk gibi anlayan vatandaşların ezici bir çoğunluk oluşturmasından gelen bir şanstır.

Atatürk "Türk milleti daha dindar olmalıdır.. Bizim dinimiz en makul ve en tabii bir dindir.. Bir şey akıl ve mantığa, milletin menfaatine, İslâmın menfaatine uyuyorsa kimseye sormayın, o şey dinidir.. Din ve mezhep herkesin vicdanına kalmış bir iştir.. Din ve mezhep, hiç bir zaman politika aleti olarak kullanılamaz" demişti.

Atatürk müminlerin gönlünde de kurtarıcıdır.

Ezanlara özgür semalar kazandıran kurtarıcı da, dini istismarcı siyaset bezirganlarının elinden alan koruyucu da odur.

AKP ve Atatürk
Başbakan Erdoğan dün Atatürk için ve asıl temsil ettiği siyasi iktidar adına önemli şeyler söyledi:

"Ölümünün üzerinden 65 yıl geçmiş olduğu halde hâlâ gönüllerde yaşamakta ve bizlere önderliğini sürdürmektedir.

Onun fikirlerini ve ideallerini özümseyerek yoluna devam eden ulusumuz, Atatürk'ün gösterdiği çağdaş uygarlığın üzerine çıkma hedefine azimle yürümektedir.."

Bu sözlerin özel günlere mahsus mesajların klişesi değil, toplumda ayrımcılık yaratan her karıştırıcı eylem karşısında samimiyetle tekrarlanan çıkışlar olarak sahiplenilmesin! bekliyoruz.

Atatürk'e dil uzatamadıklan için Kemalizm'e söven inkarcılara da bir sözümüz var. Çağdaşları olan Hitler, Mussolini ve Stalin halklarına verdikleri utanç yüzünden nefret ve laneti hak ettikleri için manevi olarak da öldüler. Ama halkı müslüman Türkiye, onun izinde yürüdüğü için AB kapısına kadar gelebildi.

Atatürk hâlâ yaşıyor. O yaşadıkça Türkiye Cumhuriyeti de yaşayacak!

DİĞER YENİ YAZILAR