YÖK, imam hatiplere üniversite yolunu açmaktan başka derdi olmadığına inandığı AKP iktidarı ile köprüleri attı. Milli Eğitim Bakanlığı ile oluşturulmuş bir ortak komisyon varken yeni yasa hazırlığı için bakanlığın ayn bir danışma kurulu çalıştırmasını gerekçe gösteren YÖK, ortak komisyondan çekilme kararı verdi.
YÖK Başkanı Prof. Teziç'e göre bakanlığın yaptığı, "centilmenlik anlaşması'nın iktidar tarafından ihlâlidir. Bu ilk ihlâl değil.. İktidarın hedefi üniversiteleri, ÖSYM'yi ele geçirerek kadrolaşmak, bu arada seçim meydanlarında verilen sözü tutmak için imam hatiplere üniversitelerin yolunu açmak. Hamle geçen yılın başında yapıldı ve yaygın bir tepkiye tosladı. Üç aylık sessizliği, tasarının haziran sonunda Bakanlar Kurulu'na sevkedilmesi bozdu. Tepkiler üzerine hükümet tasarıyı geri çekmeyi ve ortak bir komisyonda yeniden düzenlemeyi kabul etti.
Sistemli kuşatma
İktidar "karambol golleri" aramaktan vazgeçmedi. Kasımda imam hatiplerle ilgili tek maddelik yasa girişimi yine püskürtüldü ama bu arada kadro kullanımları ve ödenekler kısıtlanarak, kaynak yaratan üniversite vakıfları boğularak ve öğrenci bursları Yurt-Kur ve belediyelerin tekeline bırakılarak kuşatma tamamlandı.
YÖK Başkanı, iktidarın kendine yakın genç bir kadro yetiştirme amacında olduğuna dikkat çekiyor. Bu niyetin, cumhuriyetin temeli olan laik eğitimi tehdit ettiği konusunda uyarıda bulunuyor. Prof. Teziç'in endişe uyandıran bir tespiti de şudur: Siyasi muhalefetin zayıf olması nedeniyle parlamenter sistemin iktidar-muhalefet dengesi bozulmuştur. Türkiye'de bu denge devlet iktidarı ile parti iktidarı arasındaki dengeye dönüşmüştür.
Bizde, yok öyle!..
İktidar da, devlet kurumlan da böyle bir tehlikeyi körüklemekten sakınmalıdır. Hele YÖK, siyasi muhalefet boşluğunu doldurma misyonuna asla talip olmamalı, iktidarı yanlışlardan caydırmak için, bilgilendireceği sivil toplumun gücünden yararlanmalıdır.
Evet, üniversitenin iktidara güveni kalmamıştır. Ama çare boykot değil, sabır göstermek ve uzlaşmaktan umut kesmemektir. Yerel seçim havası geçtikten sonra iktidar, imam hatiplerle ilgili ısrarından vazgeçebilir. AB ile ilgili bir kader yılı yaşarken üniversiteleri ayağa kaldıracak oldu-bittiler yaratmakta iktidarın menfaati yoktur.
"Centilmen anlaşmalarına uymuyorlar" şikâyetine gelince... YÖK Başkanı gerçekçi olsun: Çoraklaşan siyasetin bize sunduğu tek lider bir Kasımpaşalıdır. Bu kültür centilmenlik anlaşması tanımaz, garanti "erkek sözü" alarak sağlanabilir. Söz mü? Söz.. Harbiden mi? Harbiden abicim.. Uymayan böyle olsun mu? Olsun..
İşte bu kadar!
Anlaşma nasıl olur?
YÖK, imam hatiplere üniversite yolunu açmaktan başka derdi olmadığına inandığı AKP iktidarı ile köprüleri attı
Haberin Devamı

