Anlaşamadık demesin kimse

Haberin Devamı

Dilerim zamanı doğru kullanıyordur yöneticilerimiz.

Çünkü bu gereği yerine getirmiyorlarsa 1 Mayıs kahredici bir pişmanlık getirecektir.

1 Mayıs üstüne yapılan tartışmalar ve sıkça görülen restleşmeler, geleneği ve yasal zemini henüz oluşmamış yeni yetme bir ortadoğu devletinin acemiliğini sergiliyor.

1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’dür. Sendikalar, bu günün anısını canlandıracak özeni hak ettiklerini savunuyorlar.

Sendikalar 1 Mayıs ile Taksim Meydanı’nın anılarda oluşturduğu bütünlüğün bozulmasını istemiyorlar.

DİSK Başkanı 1977 kutlamasında katledilen 37 emekçiye karşı duyulan saygının Taksim’den vazgeçmemeleri gerektiğini onlara hatırlattığını söylüyor.

Valilik, “Taksim olmaz, Yenikapı’da toplanın” diyor. Karşılıklı restleşmeler kaba kuvvete çağrıdır; dikkat!

Türkiye Barolar Birliği, AİHM’nin 27 Kasım 2012 tarihli kararını hatırlatıyor;

O kararda Taksim Meydanı’ndaki kutlamaları engellemenin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırı olduğu belirtilmişti.

Devlet gücünü kullanan iktidardır. Geçmişte bu kutlamaların olaysız gerçekleştiğine yığınla örnek var.

1 Mayıs’ın ruhuna uygun bir buluşma şimdiye kadar çok başarılmıştır; yine başarılır.

Mesele şudur: Çözüm “kuvvet” talep edebilir. Polis ne yapacak o zaman?

Kalabalığı pişman ettirecek türden müdahale mi, yoksa barışçı kalabalığı dışardan gelebilecek tahriklere karşı korumak mı?

Gerilimin tırmanışını önlemek ilk şarttır.

Manzara kötü. Sanki söz bitmiş iki ordu karşılıklı mevzilenmiş bekliyor!

Önümüzdeki bir haftalık zamanı barış kardeşlik ve özgürlük için değerlendirmenin basiretini göstermeliyiz.

Emek bayramı emekçilerin polis dayağına çekildiği bir utanca dönmesin yine.
Bu zamanda bu ayıp?.. Yeter!..

Dört bakan üstüne arayışlar...

Kolay ikna olan saf vatandaşları istismar meziyet sayılmamalı.

Mesela 4 eski bakanı, kurulacak soruşturma komisyonu raporu üzerinden aklamak mümkün. AKP’nin gücü Meclis’te buna yeter. Ama parti kurmayları bu yöndeki telkinlere itiraz etmişler:

“O aklanma olmaz. Gerçek aklanma yargı (Yüce Divan) yoluyla elde edilebilir.”

Aslında o bile yetmez. Çünkü rüşvet ve kaçakçılık gibi ithamlar içeren soruşturma önergelerini reddedip süreci “görevi kötüye kullanma” suçlaması üstüne kurmak da karnuzca bir manevradır.

Karar vermek lâzım:

Adalet mi, göz boyamak mı?

DİĞER YENİ YAZILAR