Kasımpaşalı delikanlı ruhu hâlâ yaşıyorsa Tayyip Erdoğan Çankaya’ya çıkmaktan vazgeçecektir.
Çok istediği halde Cumhurbaşkanı adayı olmayacaktır.
Kanal D Haber’in yaptırdığı “Çankaya Anketi” Tayyip Erdoğan’ı Cumhurbaşkanı görmek isteyen bir çoğunluğun mevcut olmadığını ortaya koymuştur.
Daha önemlisi “Cumhurbaşkanı olmasın” diyen bir çoğunluk vardır.
“Başbakan Erdoğan’ı Cumhurbaşkanı görmek istiyor musunuz?” sorusuna cevap verenlerin yüzde 31,5’i “Evet”, yüzde 51,2’si “HAYIR” demişlerdir.
Ankete katılanların yaşları ve eğitim durumları yükseldikçe ve kırdan kentlere doğru gidildikçe Erdoğan’ı Çankaya’da görmek istemeyenlerin oranı artmaktadır.
Peki “Hayır” diyenlerin gerekçeleri nedir?
Bunların yüzde 40’ına göre Erdoğan laik ve cumhuriyetçi değildir. Geriye kalanlar da eğitimini yetersiz, üslubunu sert buluyor, “yapamaz, yönetemez, beceremez” diyor.
“Diyelim ki Başbakan Erdoğan aday oldu; ne olur?”
Buna cevap verenlerin yüzde 35,7’si “gerilim olur, atlatılır” demiş, ona yakın bir kesim “demokrasi içinde” aşılacağını söylemiş.. “Ülke kaosa sürüklenir” ve “Askeri darbe olur” diyenler yüzde 26,6 ve 11,7 oranları ile sonraki sıralarda yer tutmuş.
Adaletsiz seçim sisteminin AKP’ye sağladığı tek başına iktidar imkânının, istikrara bağlı bazı getirileri oldu ama laik rejime fatura da çıkardı. Onu milletçe ödüyoruz.
Artık AKP’nin bu şansı daha fazla zorlamak yerine Cumhurbaşkanı seçiminde gerçek bir uzlaşma araması gerekir.
Keşke bu tür bir fazileti zaaf sayacakları yerde şu tercih önceliklerine bağlı kalabilselerdi:
1. Cumhurbaşkanı’nı iki turlu seçimle halka seçtirmek;
2. Bu olmazsa yeni seçilecek meclise seçtirmek;
3. Hiç olmadı, laik rejime bağlılığı ile tanınmış tarafsız bir şahsiyeti Cumhurbaşkanı seçmek...
Lider, toplumu sürükleyen güçtür. Ama ilhamını halktan alıyor ve gücünü ülkenin esenliği için kullanabiliyorsa...
Dileriz Tayyip Erdoğan bu sınavdan başarı ile çıkar.
Siyasetin cilvesi!
Papa’nın ziyareti Türkiye için büyük fırsatlar sunuyor.
Papa 16. Benedict’in Türkiye’de İslâm dünyasına barışçı mesajlar vermesi bekleniyor. Ajanslar dün, Vatikan’da dinlerin kardeşliğini vurgulayan bu mesajların hazırlandığına dair haberler geçiyordu.
Türkiye ziyareti, İslâm’a ve Hz. Muhammed’e yönelik talihsiz beyanlarını geri alması için Papa’ya önemli bir fırsat sunuyor. Başbakan Papa ile görüşebilse, bu olumlu adımlardan pay alabilirdi.
Ama seçimler arifesinde “Hz. Muhammed’e dil uzatan Papa’nın elini sıktı” dedirtmemek uğruna NATO Zirvesi’ni bahane edip ev sahipliği sorumluluğundan yan çizdi. Herkes biliyor ki istese ziyaretin başında veya sonunda birkaç saatlik bir zamanı yaratabilirdi.
Oysa Erdoğan 2002 Kasım’ında İtalya’ya gittiğinde AB üyeliği için destek istediği Berlusconi’nin “Aşk evliliği mi, mantık evliliği mi istiyorsunuz?” sorusuna şu cevabı vermişti:
“Katolik nikâhı olsun ki hiç bozulmasın!”
Aynı Erdoğan bugün nikâhını takdis edecek Papa’dan kaçıyor. Siyaset işte!

