Ankara’ya buyursunlar!

Haberin Devamı

Elebaşı Öcalan, meğer örgüt üstündeki gücünü sınamak için “gidin teslim olun” çağrısı yapmış adamlarına..

İmralı’da avukatları ile yaptığı görüşmede bunu açıkça söylüyor:

“Çağrı yapmamdaki amaç şuydu; sınamaydı. Hem tıkanan siyasetin önünü açmak hem de bağlılıklarını göstermeleri için çağrıda bulundum. Onlar da dinlediler ve geldiler bağlılıklarını gösterdiler.”

Öcalan, Avrupa’dan gelecek gruptan sonra yeni bir çağrı yapmayacağını anlatıyor avukatlarına.

Sözleri, teröre kul olmuş bir ruhun kurtuluştan yana umutsuzluğu tüm açıklığı ile gözler önüne seriyor. Avukatları aracılığı ile kamuoyuna aktardığı görüşleri, egosunu doyurmak için AKP iktidarını bile ateşe atmakta tereddüt göstermediğini ortaya koyuyor.

Apo’dan al haberi!

Şu iddiası Başbakan’ın canını sıkacaktır:

“AKP benim yol haritamdan ellerinde olduğu için yararlanıyor. Deniz Baykal meseleyi biraz biliyor ve ‘AKP İmralı’nın yol haritasını uyguluyor’ diyor. Baykal’ın bu tesbiti doğrudur.”

Orada durmuyor, açılım sürecinin AKP’nin değil devletin projesi olduğunu söylüyor iktidarın tamamen seçim hesaplarıyla hareket ettiğini öne sürdükten sonra “AKP’nin yaptığı kesinlikle bir hiledir” diye konuşuyor.

Terörist başı bilinen megalomanlığı ile her fırsatı kendine yontuyor.

Son mesajında da “önünün açılması” ve “kendini ifade edebilmesi” gerektiğine vurgu yapmıştır.

Bu şekilde çözüm sürecinde vazgeçilmez olduğunu kabul ettirmeye çalışıyor..

İktidarın bile onun yol haritası ile hareket ettiğini söyleyerek “patron benim” demek istiyor..

İstanbul risktir!

Habur rezaleti hazırlığı iyi yapılmamış açılım sürecinin ülkeyi tehlikeli maceralara sürükleyebileceği konusunda ciddi korkular yaratmıştır.

Eğer bu haysiyet kırıcı “tiyatro” yurt dışından gelecek grup bahane edilerek tekrarlanacaksa Başbakan’ın telâffuz ettiği “sil baştan” seçeneği en ehven sığınaktır.

“Türk Milleti adına” karar veren mahkemeyi “Teslim olmak için gelmedik. Pişman değiliz. Önderimiz çağırdı, geldik” diyen teröristin ayağına gönderen anlayış hiç bir iyiliğin başlangıcı olamaz.

Ama ok yaydan çıktı; geri dönüş de olamaz.

Avrupa’dan beklenen 15 kişilik grubun 28 Ekim’de İstanbul’a gelecekleri açıklandı dün..

Başbakan da aynı saatlerde “İlk kafiledeki görüntülere tekrar şahit olmak istemiyoruz” diye konuştu.

İstanbul, Kürt kökenli yurttaşların en yoğun yaşadıkları kenttir.

Terör şantajında uzman olmuş kötülük güçlerinin kışkırtılacak kalabalıklara ne tuzaklar kuracaklarını tahmin etmek kolay olmadığı gibi önlem almak da kolay değildir.

Avrupa’dan gelecek grubun rotasını Ankara’ya çevirmekte büyük yarar vardır.

Bu sorunu başımıza Ankara’dakiler açtılar.

Rota değişirse hem İstanbul korunur, hem de taşkınlık çıkması halinde “büyüklerimiz” soruna “daha yakın” olurlar!

DİĞER YENİ YAZILAR