Ankara-Moskova

Haberin Devamı

Suriye’de yirmi aydır süren iç savaş kilitlenmiş görünüyor.

Esad tükenmeyi beklemek istemeyeceğine göre yakında kimyasal silâh kozuna başvurabileceğini söyleyenler acaba gerçeği öngörüyor olabilir mi?

Batı medyası, istihbarat servislerini kaynak göstererek Suriye’de kimyasal silahların depolandığı tesislerde hareketlilik gözlendiği haberlerini daha sık vermeye başladı.

Bu haberler sistematik olarak verildiği için savaş lobisinin Irak’ta oynadığı çirkin oyunu ikinci kez burada tekrarlayıp tekrarlamadığı akla geliyor hemen.

Ama Esad’ın durumu Saddam’dan epeyce farklı.

Batı medyası, dünyanın dördüncü büyük kimyasal silâh stokuna Suriye’nin sahip olduğunu, bu kitlesel ölüm makinesini Şam rejimine Sovyetler Birliği dağılmadan önce Moskova rejiminin verdiğini döne döne hatırlatıyor.

Ama bu konuda iki muhataptan da inandırıcı bir yalanlama gelmiyor.

Uluslararası medyanın dünkü haberleri, kimyasal silâhların depolandığı tesislerde uydulardan hareketlilik tespit edildiğini duyuruyordu.

Durum Türkiye’yi yakından ilgilendiriyor ve Rusya ile ilişkilerimiz bize önemli bir rol yüklüyor.

Bu rol Moskova’yı tanık konumundan çıkarıp aktif bir taraf konumuna girmeye razı etme sorumluluğudur.

“Vaktiyle siz verdiniz. Nerede depolandığını en iyi siz bilirsiniz. Kullanılmalarını önleme sorumluluğu da size aittir.”

Ankara’nın elindeki bu koz Suriye’deki iç savaşın dünya barışına vereceği zararı önlemekte, hiç şüphe yok ki Patriot’lardan daha etkileyici olur!

Başlamadan bitti

Meclis’te yemin ederken iki muhalefet partisi grubunun protestosunu Kamu Başdenetçisi Ömeroğlu, hiçbir şey olmamış gibi seyretmemeliydi.

Kürsüdeyken milletvekilleri sırtlarını döndüler ona.

İstifasını o anda açıklamalıydı.

Çünkü artık her şey olabilir ama asla Ombudsman olamaz.

Ombudsman’ın tarafsız, bağımsız ve saygın biri olması gerekiyor.

Parlamentonun yarısı onu iktidarın bir uzvu diye suçluyorsa görevi başlamadan bitmiş demektir.

Çünkü koltuğu, düşman çatlatmak için oturulacak bir makam değildir.

Ömeroğlu, geç bile olsa istifasını vermelidir.

“Bu erdemi gösterdiğine göre acaba sandığımızdan daha yüksek kalitelere sahip biri miydi?” diye düşündürmesi soylu bir rövanş olur.

Gelecek ombudsmanların da kalitesini tarif ve garanti eder!

Temizliği yaşamak

Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün son raporunda Türkiye’nin yolsuzluk liginde “temize doğru” yedi basamak terfi ettiği görülüyor.

Şimdi mesele, bu sevindirici haberi hayatın içinde yaşamak ve inanılır kılmaktır.

Çünkü gazetelerde çıkan yolsuzluk haberlerinin yoğunluğu kriter olursa demokrasinin en kirli günahı olan sansür bir anda temizlik malzemesi olur.

Dokunulmazlıklar meselesinde yolsuzluk dosyalarının terör suçları ile aynı işleme tabi tutulacağı vaadi yine de ümit veren bir gelişmedir.

DİĞER YENİ YAZILAR