Anayasaya temiz eller!

Haberin Devamı

Başbakan tam gaz gidiyor. Bu ayın sonuna kadar anayasa paketini meclise götürmek kararında..

Sonra?. Meclis’ten geçirilecek olan değişiklikler yine jet hızıyla halk oyuna sunulacak.

Olur mu, olmaz mı tartışmasına girmeden önce Haşim Kılıç’a kulak vermek lâzım.

Çünkü Anayasa Mahkemesi Başkanı Kılıç dün Hürriyet’te çıkan demecinde, Başbakan’ı hedef aldığı belli olan yerinde bir uyarı yapıyor:

“.. Bulunduğu makamın emanet olarak kendinde bulunduğunu asla unutmamalı. ‘Ben yaptım oldu, ben söylediysem daha ötesi yoktur’ gibi yaklaşımlar yanlış..”

İktidarın yargı reformu adı altında Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ile Anayasa Mahkemesi’nin üye sayılarını artırıp yargının tam kontrolünü ele geçirmeye ve parti olarak kapatılma tehlikesini tamamiyle ortadan kaldırmaya çalıştığını biliyoruz.

Başkan Haşim Kılıç, uzlaşma ile sağlanması mümkün görülmeyen bu değişikliklerin son zamanlarda gerginliğe yol açtığını belirterek bir de tahminde bulunuyor:

“Korkum, yargı reformu ve anayasa değişikliğinin de bize (Anayasa Mahkemesi’ne) geleceği yönünde..”

Kapıyı açmak...

Haşim Kılıç, AKP’nin taraf olduğu hemen bütün davalarda, tek başına bile kalsa oyunu iktidar partisinden yana kullanan bir mahkeme başkanıdır.

Mahkemeyi temsil yeteneğine zarar verdiğini bile bile böyle davranmaktan hiç vazgeçmemiştir.

Şimdi böyle konuşuyorsa yaptığı sadece uyarı değil, iktidar görüşü yanında bu kez yer alamayacağını, yani bir anlamda oyunu belli etmektir.

Bugün ülkede yeni anayasa yapmaya elverişli ortam yoktur.

Gerginlik ve kutuplaşmanın ulaştığı boyutlar buna engeldir. Çünkü insanlar yargıyla, anayasa ile oynayacak olan iradenin iyi niyetine güvenmiyor, temiz olduğuna inanmıyor.

Oluşan psikolojik güvensizlik duvarını yıkmak, tek maddelik bir anayasa değişikliği ile mümkündür:

Milletvekili dokunulmazlığı hemen kaldırılacak!

Yani yasama dokunulmazlığı boyutuna indirilecek.

Dokunulmazlıklar

TBMM’de üye sayısından daha fazla dokunulmazlık dosyası yıllardan beri bekliyor. Birçoğu milletvekili seçilme yeterliliğini düşürecek nitelikte suçlar içeriyor.

Öyle suç isnatları var ki, adil bir yargılama olsa sanıkları cezaevinden çıkamaz.

Dokunulmazlıklar kaldırılarak hiç değilse bir sonraki meclisin gölgesiz temiz kişilerden oluşması güvence altına alınmalıdır.

Meclise girmemesi gerekenleri öncelikle yargı ayıklamalıdır.

Yargı reformunu yeni meclis yapmalıdır. Aksi yöndeki zorlamalar belli ki gerilimi ve kutuplaşmayı tırmandırmaktan ve zaman kaybetmekten başka sonuç vermeyecektir.

Yargıda değişmesi gereken çok şey var ama bugün değişmemeli.

Neden mi; değiştirecek olanın niyetinden ve niteliğinden ötürü!..

DİĞER YENİ YAZILAR