Anayasa ve egemenlik

Haberin Devamı

Bilim adamlarını ve kanaat önderlerini gerekli uyarıları zamanında yapamamış duruma düşmek korkutur.

Sorumluluğu ağırdır çünkü böyle ihmallerin.

Hem topluma hem mesleğin değerlerine saygının gereğidir; bu ödev atlanmamalı, mutlaka yerine getirilmelidir.

Tanınmış dört anayasa profesörü olan Mümtaz Soysal Erdoğan Teziç, Fazıl Sağlam ve Necmi Yüzbaşıoğlu yeni Anayasa tartışmaları ile ilgili ortak görüşlerini, bir açıklama ile kamuoyuna duyurdu.

Dört profesöre göre anayasa üzerinde, onun toplum sözleşmesi niteliğine uygun bir uzlaşma, yalnız bizde değil genel olarak parlamentoların çoğulcu yapısı nedeniyle sağlanamıyor.

Zaman, zemin...

Ülkemizde “yönetimde istikrar ilkesi”ni ön planda tutan tercih “temsilde adalet” ilkesini geri plana düşürmüştür.

Yüzde on seçim barajı ve milletvekillerinin illere dağılımı usulündeki orantısızlıklar, iktidarın ölçüsüz bir çoğunluğa sahip olmasını sağladığı için siyasal ortam toplumsal uzlaşmanın yolunu tıkıyor.

Anayasa uzmanları toplumsal uzlaşmanın gerekli olduğunu vurgularken hemen şu tespiti de yapıyorlar:

“Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nun bir yılı aşkın süredir bir sonuca ulaşamamış olması, Türkiye’de yeni bir anayasa yapabilmenin hukuki zemininin ve siyasi ikliminin olmadığını göstermiştir.”

Gerçekçi yol...

Hocalar, hukuki zeminden kopma olacağı endişesi taşıyorlar.

Gerçekçi ve sağlıklı yolun, Meclis’teki sayısal gücün değil toplumsal uzlaşmanın şekil vereceği bir anayasaya ulaşmak olduğunu söylüyorlar.

Toplumsal uzlaşmaya şans tanınmasını öneriyorlar.

Geç kalmadan, iş işten geçmeden!

Ulusal egemenlik sayısal üstünlüğün farklı görüşlere hayat hakkı tanımaması anlamına gelecek sömürülere alet edilemez.

23 Nisan 1920 Meclisi saygınlığı kutsallık düzeyine çıkmış bir Meclis’ti. Başta da Kurtuluş Savaşı’nı o hesap soran Meclis’in denetimine açan, sabır gösteren, ondan feyz alan bir önder vardı.

Harabeler arasından toplanan bir avuç yorgun savaşçının yarattığı “Türkiye Cumhuriyeti mucizesi” askerlik ve siyaset tarihinin de onurlandırdığı bir zaferdir.

Bütün okurlarımızın Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutluyor, Mustafa Kemal Atatürk ve kahraman silâh arkadaşlarına minnet duyguları ile rahmet diliyoruz.

DİĞER YENİ YAZILAR