Anayasa oyunu

Haberin Devamı

AKP herhalde uğuruna inandı her seçim arifesinde anayasa değişikliği tartışması açıyor.

Son denemenin anıları hafızalarımızda canlılığını korurken akla gelen şu oluyor:

Eski kafalarla anayasa değişikliği yapılamadığı anlaşıldığına göre herhalde bu defa evrensel kurallara saygı gösterilecektir. Yani?..

İktidar partisi meclisteki sayısal gücünü kötüye kullanmayacak, parlamento düzleminde uzlaşma arayacak, arayışa da iktidar grubu değil tarafsız konumu ile TBMM Başkanı liderlik edecektir.

Ama ilk işaretler bu iyimserliği desteklemiyor. Süreç böyle işlemiyor.

Başbakan Erdoğan işareti seçim meydanlarından vermiş ve “mini anayasa değişikliği paketi” meclis zemininde oluşmak yerine adeta gökten düşmüştür.

Tabii ki kafa kıracak, göz çıkaracak..

Nitekim iki muhalefet partisi de benzer tepkiler göstermişlerdir. Ortak teşhis şudur:

İşsizlikte tarihi rekor kırılınca AKP iktidarı “cambaza bak” taktiğini tekrar devreye sokmuştur.

Amaç seçime giden şu son günlerde halkın dikkatini iktidar için başarısızlık olan bunaltıcı sorunlardan uzaklaştırarak sanki Türkiye’nin dertleri “keyfe keder” sayılacak meseleler düzeyine inmiş gibi bir hava yaratmaktır.

Sistemin 3 sigortası

Önümüzdeki seçim genel seçim değil. Anayasa değişikliği önerileri ile kafaları karıştırmanın samimiyeti olamaz.

CHP’nin şüphelendiği şekilde AKP yerel seçimde “halktan güven oyu aldım” diyerek Anayasa Mahkemesi’ni meclis çoğunluğunun atayacağı üyelerle yeniden yapılandırmaya ve yargı sistemini tümüyle ele geçirmeye kalkışırsa bu, önündeki yola kendi elleriyle mayın döşemek anlamına gelecektir.

Bizim anayasamız düzgün bir işleyişin garantilerini taşıyor aslında. Fakat AKP iktidarı döneminde bu denge bozulmuştur.

Bizdeki sistem üç makamın tarafsızlığı üstüne kuruludur.

Ama şu andaki Cumhurbaşkanı’na, TBMM Başkanı’na ve Anayasa Mahkemesi Başkanı’na kim tarafsızdır diyebilir?

Bu durumun yarattığı dengesizlik, sistemin çıkış kapılarını paslı kilitlerin geçitvermezliğine mahkûm ediyor.

O nedenle her şeyden önce bu durumun yarattığı güvensizliği aşmak gerekecektir.

Dürüst oyun kazandırır

Muhalefet partilerinin katılımını sağlamak AKP’nin ahlâki görevidir.

Unutulmasın ki bu parti, laiklik karşıtı eylemlerin odağı olmaktan, yani ağır bir anayasa suçu işlemekten hükümlüdür.

Güven duygusunu ayağa kaldırmanın yolu oyun kurucu rolünün hemen Meclis Başkanı tarafından devralınmasıdır. Tabii tarafsız olmak mecburiyetinde olduğunu hatırlaması koşulu ile..

Bu yetmez; meclis çoğunluğuna hükmeden AKP de güven duyulmayı hak etmiyor.

Onun da “fırsattan istifade” yargıyı ele geçirme niyetinde olmadığına ve yolsuzluklarla samimi olarak mücadele etmek istediğine halkı inandırması gerekiyor.

Bunun kestirme yolu, Anayasa Mahkemesi’nin kompozisyonu ile oynamaya kalkışmamaktır önce.

Sonra da “yargının bağımsızlığı” ilkesini boş lâftan anlamlı bir ilerleme konumuna yükseltecek adım olan Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nu bakanın ve müsteşarın katılımından kurtarmaktır.

Bitmedi... Erdoğan’ın yedi yıl önce verdiği sözü yerine getirdiğini nihayet göstermek, yani siyasi dokunulmazlıkları kürsü dokunulmazlığı ile sınırlandırmaktır.

Anayasa suçu işlemiş bir iktidarın halkın güven duygusunu hak edeceği bir dönüşümü gerçekleştirmesi için asgari şartlardır bunlar...

DİĞER YENİ YAZILAR