Cumhuriyet değerlerine bağlı insanlara AKP ilk iktidar döneminde sürekli tedirginlik yaşattı.
“Laiklik, türban, imam hatip, YÖK gibi konularda çatışma doğuracak bir macerayı göze alırlar mı?” korkusu hep var oldu.
Ama korkulan olmadı, en azından beklenen çapta olmadı.
AKP oylarını şaşırtıcı oranda yükselten dalgada acaba bu gerçeğin payı yok mudur?
Bizce vardır.
AKP açıkça söylemese de tutumu ile şu mesajı millete vermiştir:
“İşte gördünüz; bize yöneltilen şüpheler önyargı imiş, kuruntuymuş, iftira imiş!”
Baskın yapar gibi
İktidar partisinin oylarını yüzde 46,6 düzeyine tırmandıran dinamiğin bu tespitten epey etkilendiğini kimse inkâr edemez.
Ama AKP ne yapmıştır?
Şapkasından tavşan çıkaran sihirbaz gibi o da seçim sandığından yeni bir anayasa çıkarmaya kalkışmıştır.
Kandırmıştır insanları.
Çünkü iktidar partisi laikliğe, türban yasağına dokunmadığı için kazandığı desteği şimdi suiistimal etmeye, “AKP’nin gizli gündemi” diye dört yıldır dolaşan efsaneyi yeni bir anayasa ile gerçekleştirmeye hazırlanıyor.
AKP “Tekrar iktidara gelirsem bu anayasayı atıp yenisini yapacağım” deseydi aynı oyu alır mıydı?
Bunu bilmeye imkân yok ama her halükârda iktidar partisinin halkı bu niyetinden haberdar etmesi gerekirdi.
Şu anda yapılan, güvenin kötüye kullanılmasıdır.
Güven zeminini yitiren sürecin verimli olması ve doğru hedefe ulaşması kolay değildir.
Nitekim taslağın “Din ve inanç hürriyeti” başlığını taşıyan 24’üncü maddesinin ilk fıkrasındaki ifadeyi bazı hukukçular tarikatları, cemaatleri, kaçak Kur’an kurslarını ve Işık Evleri gibi yasadışı dini oluşumları anayasa güvencesine kavuşturan bir hile olarak değerlendirmişlerdir.
Metinde şu ifade var:
“Herkes din ve inanç hürriyetine sahiptir. Bu hak, tek başına veya topluca, alenen veya özel olarak ibadet, öğretim, uygulama ve ayin yapmak suretiyle dinini veya inancını açıklama veya bunları değiştirebilme hürriyetini de içerir.”
AKP’ye güven duymayan görüş sahiplerine göre yukarıdaki metin tarikatleri ve dini cemaatleri resmi hüviyete kavuşturmuş olacaktır.
İtiraz hakkımız
AKP’nin yaratacağı tedirginlik ilk iktidar dönemini aratacak gibi gözüküyor.
Çünkü sorun niyet ve şüphe evresinden eylem zeminine intikal etmiştir.
Laik cumhuriyeti maceradan koruyacak bir çıkış yolu yok mu?
Mutlaka olmalıdır.
İktidarda kalsın ve icraat yapsın diye AKP’ye oy verenler, desteklerinin rejimle rövanşa oynayan bir anayasa değişikliği için kullanıldığını, yani kötüye kullanıldığını fark eder ve bunu belli ederse çok şey değişir.
Seçim kazanmanın iktidarlara kendi başına anayasa değiştirme hakkı tanımadığını öğretmemiz mümkündür!
Anayasa oldu bittisi
Haberin Devamı

