Anahtar yürek ve dürüstlük

Haberin Devamı

Toprağa verilen her şehit yüreğimizden bir parça koparıp götürüyor.

Nasıl bir uğursuzluk bu ki, yirmi beş yıldır bitmiyor, kırk bin hayatı söndürdü hâlâ kana doymuyor.

Cumhurbaşkanı Gül “Türkiye’nin en önemli meselesinin terör” olduğunu söyledi.

Bu bir itirafsa, demokrasilerde böylesine büyük başarısızlıkların bedeli vardır; iktidardan emaneti geri istesin!

İsteyemez çünkü “Kürt açılımı” ile bölücü hayaller pompalanırken konumunu unutup “güzel şeyler olacak” diyerek AKP’ye amigo eden kendisidir.

Haydi itiraf değil de uyarıda bulundu sayalım.

Çünkü “Teröre gerekçe olacak hiçbir şey olmadığına samimi olarak inanıyorum” sözleri önemlidir.

“Devlet olarak verilebilecek ne varsa verdik. Daha fazlası bölünmeye gider” demek istediği belli oluyor.


TOKİ tartışması...

Başbakan da dünkü grup konuşmasında aynı anlama gelecek şeyler söyledi:

TRT 6’da Kürtçe yayın başladığını Kürtçe kursları açıldığını, cezaevlerindeki ziyaretlerde Kürtçe konuşmaya izin verildiğini hatırlattıktan sonra bazı BDP’li belediyeleri kamu yatırımlarını engellemekle suçladı.

Yani iktidar demokratik açılımları gerçekleştirirken TOKİ yoluyla konut yatırımı da yapmak istiyor ama PKK bundan rahatsız olduğu için BDP’li belediyeler zorluk çıkarıyor.

Olur mu böyle şey?

PKK’nın bölgeye hizmet götüren kamu personelinin canlarına kastettiğini, makine ve araç parklarını kırıp döktüğünü biliyoruz.

BDP Genel Başkanı Demirtaş “Buralara bir çivi çakanın hizmetinde oluruz” derken PKK’nın değiştiğini mi anlatmaya çalışıyor?

Onu bilemeyiz ama açık bir suçlama getirdiği ortada:
Demirtaş’a göre “Evet BDP’li belediyeler zorluk çıkarıyor” fakat nedeni var:

“Çünkü sizin TOKİ’niz hazine arazilerini milletvekillerine satıyor ardından bu kişilerden geri satın alıyor. Bu vurguna alet olmamak için direniyoruz!”


Çözümün anahtarı

Siyaset yapanların elleri temiz olmalı.

Terörle mücadele edenlerin daha da temiz olmalı. Çözümün önündeki güçlük tarafların dürüstlük ve gerçekçilikten yana eksikli olmalarıdır.

Evet özgürlükler bağlamında on yıl önce hayal bile edilemeyecek haklar verilmiştir. Ama açgözlü bir hayalet hepsini yutmuştur sanki.

Terör örgütü ve arkasına saklananların şimdi “genişletilmiş özerklik” peşinde olduğu, “ana dilde eğitim”de israr ettiği ve Öcalan’ın mahkûmiyetini “ev hapsi”ne dönüştürmek için bir takvim yaptığı biliniyor.

Terör nereye kadar tırmanırsa tırmansın bu ödünleri kimse veremez. Çünkü bir adım ilerisi bölünmedir. Yani PKK terörü bundan sonra daha da açık bir şekilde “kör terör” olacaktır.
Bu çıkmazdan kurtulmanın anahtarı bağımsız Kürt aydınlarıdır.

Gerçekler uğruna bedel ödemeyi göze alacak kadar yüreklilik gösterirlerse ülkeyi korudukları gibi çok hayatı da kurtarırlar!

DİĞER YENİ YAZILAR