Anahtar bizde

Fransız Le Figaro gazetesi dün AB Komisyonu'nun Türkiye'ye "evet" diyeceğini yazdı..

Haberin Devamı

Fransız Le Figaro gazetesi dün AB Komisyonu'nun Türkiye'ye "evet" diyeceğini yazdı..

Gazeteye göre AB Komisyonu Türkiye ile üyelik müzakerelerine başlanması için yeşil ışık yakacaktır. Bu adım, Türkiye'nin 17 Aralık'taki AB Zirvesi'nden beklediği karar için vize anlamı taşıyor.

İstanbul'daki NATO Zirvesi sırasında Almanya Başbakanı Schröder komisyondan olumlu rapor beklediklerini, bu durumda birliğin 41 yıl önce verdiği sözü yerine getirmekten başka bir karar alamayacağını söylemişti.

Fransa Cumhurbaşkanı Chirac da aynı görüşe katıldı.

Başbakan Erdoğan'ın Fransa'da yaptığı temaslar, bu vaat ve görüşlerin bir kez daha tekrarlanmasına yaradı. Tek fark, Türkiye'nin üyeliğine muhalif kesimleri yatıştırmaya yönelik ifadelere iki tarafın da bilinçli olarak yer vermesi oldu.

Fransa Dışişleri Bakanı Barnier Türkiye'nin önünde daha uzun bir yol bulunduğunu belirtirken Erdoğan da meselenin tam üyelik değil müzakere tarihi verilmesi olduğunu özellikle kaydetti.

Almanya Başbakanı'nın Türkiye'ye "şartlı evet" denilebileceği sözleri de aynı iç politik kaygılardan geliyor olabilir.

Farklı bir görüşe göre ise Schröder Türkiye'yi destek anlamında uyarmak istemiş fakat yanlış anlaşılmıştır. NTV'nin Brüksel muhabiri Güldener Sonumut, bu mesajın AB başkentinde nasıl algılandığını dün şöyle aktardı:

"Rehavete kapılmayın, ev ödevinizi tamamlayın. Tamamlamasanız bile size 'evet' diyeceğiz ama şartlı bir şekilde.."

Türkiye için asıl olan, 17 Aralık'ta müzakere tarihi almaktır. Kararın şartsız çıkması daha çok bize bağlıdır. Türkiye reformları yapmıştır. Tek eksik, bazılarını henüz hayata geçirememiştir.

Gölgesiz bir geçişin anahtarı hükümettir.

AKP iktidarı türban ve imam hatip türü tartışmaları bırakıp tüm dikkatini ve çabasını hedefe odaklayabilirse muhaliflere bahane bırakılmayacaktır.

Yalnız iktidar değil, sivil ve askeri bürokrasisi ile, sivil toplumu ile tüm ülke olarak tarihi bir sınav dönemi yaşayacağız.

Yazık bu gençlere..
ÖSS sonuçları bugün açıklanıyor.

396 bin genç yüksek öğrenim olanağı yakalarken geri kalan 1,4 milyon lise mezunu ne yapacak?

Kendilerine bir meslek vermemiş diplomaları ile hangi umuda tutunacaklar?

Gelmiş geçmiş bütün iktidarlar suçludur. Hepsi çocukları kandırmışlardır.

Ekonominin talep ettiği nitelikli iş gücü yetiştirmeyi hedef almış bir sistem kurulmuş olsaydı, her yıl üniversite kapısından dönen 500 bin genç işsizler ordusuna katılmayacaktı.

Her yıl bu dönemde aynı eleştiri ve öneriler tekrarlanıyor fakat değişen bir şey olmuyor.

Yazık değil mi bu çocuklara?

Acil ihtiyaç, lisede mesleki eğitimin ağırlığını artırmak, yüksek öğretimin kalitesini ve kapasitesini yükseltmektir. Meclisteki gücü ile AKP iktidarı bunu yapabilir.

Yeter ki bu hayati sorunu geçmişinden devraldığı gerici saplantılar uğruna kötüye kullanmasın..

DİĞER YENİ YAZILAR