Milletvekilleri ve hükümet üyeleri hakkında 208 dokunulmazlık dosyası meclis komisyonunda bekliyor.
"Yapmayın, etmeyin, demokrasiyi kirletiyor, kendinizi lekeliyorsunuz, halkın rejime olan güvenini yok ediyorsunuz.."
Nafile; hiçbir baskı, uyan, yakarış işe yaramıyor. Milletvekilleri dokunulmazlıklarını asla ve asla terk etmiyor.
Tayyip Erdoğan seçimden önce televizyona çıkıp yasama dokunulmazlığını AB normlarına çekecekleri konusunda millete taahhütte bulunmuştu. Ama yasama döneminin yarısı geçtiği halde hâlâ en ufak bir umut ışığı yok.
Yargılanmak üzere dokunulmazlıklarının kaldırılması istenen 123 milletvekilinden bir kısmı "milletvekili seçilmeye engel suçlar" işlemekle suçlanıyorlar. Fakat bu durum onların kanun yapmaya devam etmelerine engel olmuyor.
Hayaliciye af..
Meclis bugün ve yarın harıl harıl çalışıp mali nitelikli yeni bir af kanunu çıkaracak. SSK ve Bağ-Kur prim borçlarının yeniden yapılandırılmasını öngören yasa "Unakıtan Affı" adıyla anılıyor. Niye?
Çünkü bu yasa, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ı "naylon fatura düzenlemek" iddiasına dayalı bir suçlamadan ve yargılanma tehlikesinden kurtaracak.
Hayali ihracat sahte belge ile yapılır. Tasarıda, sahte belge kullanan imalâtçı veya tedarikçi ihracatçıya ceza öngörülüyor, aracılık eden firma azat ediliyor.
Tam da Kemal Unakıtan'ı tarif eden bir düzenlemedir bu. Çünkü Unakıtan siyasete atılmadan önce ihracata aracılık eden bir özel fınans kurumunda çalışmış ve bu suçlamaya hedef olmuştu.
Şimdi iktidar, meclisteki ezici çoğunluğundan aldığı gücü bir bakanını kurtarmak için kullanacak. Bir suç ki, güçlü bir bakan işlediği için meclis kararı ile suç olmaktan çıkarılmıştır!
Hayali ihracatçılar şimdi "İyi ki bulaştın Keemaaal" diye mum üfleyip pasta kesseler yeridir. Minnet ve şükranlarını ödeyemezler.
Adaletsiz güç..
Geçmiş dönemde başbakanları, bakanları aklamak çok zor oluyordu. Bir kişiyi kurtarmaya oylar yetmediği için partiler birleşip aklamaları karşılıklı yapıyorlardı.
AKP'nin böyle bir derdi yok. Maşallah sayısı yetiyor, istediği kişiyi cımbızla çekip selâmete çıkarıyor!
"Birlikten kuvvet doğar" sözü boşuna edilmemiş!
Kuvvet adalete hizmet etseydi tabii daha iyi olurdu ama umarız "ampul" yanarsa bu büyük yanlışı da göreceklerdir.
Medyanın uyarıları ve ana muhalefetin baskılan AKP'nin ampulünü yakmaya yetmedi. Bu işi ancak millet başarabilir.
Sivil toplum örgütleri, dokunulmazlıklarla ilgili direnişi kırmak için geniş tabanlı bir işbirliği kuramazlarsa temiz bir geleceğe hiçbir zaman kavuşamayacağız.
Kendinizi, seçtiğiniz adamların hakaretine uğramış hissetmiyor musunuz?
Ampulü yakalım!
Milletvekilleri ve hükümet üyeleri hakkında 208 dokunulmazlık dosyası meclis komisyonunda bekliyor
Haberin Devamı

