Celâl Talabani, insanı “Bu adam ne dolap çeviriyor?” diye şüpheye düşürecek şeyler söyledi.
Bugün yazarı Mehmet Metiner’e yaptığı açıklamalar Irak Cumhurbaşkanı Talabani’nin oynak siyasetçi kimliğini bilmeyenler için “eşsiz bir dost”un cesaret verici desteği olarak dahi algılanabilir.
Meselâ, Başbakan Erdoğan’ın büyük bir demokrasi projesine önderlik ettiğini öne sürerek “Erdoğan’a ve hükümetine düşmanlık yapmak, Türk halkına ve demokrasiye düşmanlık yapmak demektir. Erdoğan Türkiye için nimettir” diye konuşup bunu ABD Başkanı Bush’a da söylediğini anlatıyor.
Dediğine göre PKK’ya da habercilerle telkinler göndermiş:
“Benimle görüşmeye gelen DTP’lilere söyledim; AK Parti hükümetine karşı savaşmak Kürt halkının çıkarlarına karşı savaşmak demektir. Türkiye’nin Kürtlerine diyeceğim şu ki Erdoğan hükümetini desteklesinler.”
Talabani-Barzani farkı
Bu sözleri samimi bulmasak bile gerçekçiliğini takdir etmek zorundayız.
Talabani Kuzey Irak’taki bölgesel yönetimin egemeni olan Mesut Barzani’den farklı olarak Kürtlerin bağımsızlığına inanmıyor. Oysa Barzani’nin aile geleneği bağımsızlıktır.
Geçen gün Bülent Akarcalı bana 41 yıl önceki gazetelerden birinin kopyasını gönderdi. Manşetteki haberde Avrupa’da Kürtçülük propagandasının hız kazandığı, Adana ve Sivas’ı da içine alan bir “Kürdistan haritası”nın İsviçre TV’lerinde yayınlandığı bildiriliyor.
Baba Barzani’nin “İkinci hedefimiz Türkiye’dir” sözü de başlığa çıkarılmış...
Oğul Barzani’nin aynı hedef için pusuda beklediğinden şüphe edilmemelidir!
İki Kürt liderin farklı hedeflere inanmış olmaları elbette iyidir. Ama daha iyisi Irak Cumhurbaşkanı olan Talabani’nin Türkiye ve hükümeti için neredeyse aşırıya kaçmış dostluk göstermesi ve güven ifadeleri kullanmasıdır.
Bunun en önemli nedeni, Amerika ile sağlanan işbirliği ardından Türk askerinin Kuzey Irak’ta sağladığı maddi ve manevi üstünlüktür.
Asla asla durmamalıyız
Havadan ayak izlerinin fotoğraflarının çekildiğini görmek PKK’yı moral olarak bitirmiştir. Bu avantajı Türkiye sonuna kadar kullanmalı, Talabani’nin sözünü ettiği projenin hiçbir ayağı operasyonların kesin başarı sağlanmadan önce durdurulmasına gerekçe yapılmamalıdır.
Bölücü terör örgütünün ve ona servis veren uzuvların hiçbir mazereti olamaz. Bunca yılın tecrübesi şunu öğretti:
Kürt sorunu denilen şey, terör örgütünün şemsiyesi altında kirli menfaatler sağlayan haydutların kurt masallarıdır. Hele AB sürecinde sağlanan haklardan sonra...
Masum bebeklerin, çocukların, kadınların ve bölgeye hizmet götüren insanların çoğunlukta olduğu 30 bin insanı, kültürel haklar ve Kürt kimliği talepleri mi öldürdü?
Bir okurumuzun dediği gibi “Ne kültürüymüş bu böyle!”
Mutlaka sormak lâzım.
PKK ırkçı, faşist bir oluşumdur. Sadece Kürt kökenli vatandaşları korumak amacı bile devletin her fedakârlığı göze almasına değer.
Talabani’ye Irak’ta “Mam Celâl” yani Celâl Amca diyorlarmış.
Başbakan Erdoğan methiyeleri dinlerken “Amca beni niye öptü?” diye sormalıdır.
Ve asla Kuzey Irak’a yönelik terör operasyonları hakkında “yeter artık” anlamına gelecek telkinlerinden etkilenmemelidir.
Amca niye öptü?
Haberin Devamı

