Adaleti gerçekleştirmeye gücünüz yetmediği zamanlar olabilir ama adaletsizliğe sessiz kaldığınız hiçbir an olmamalıdır.
Kamu hizmetinde hırsızlık yapanlara katlanabilen bir toplum özgürlüğe de bağımsızlığa da lâyık değildir.
O ülkenin halkı, önünde sonunda bir despotun boyunduruğu altına girmeye mahkûm olur.
Demokratik toplum duyarlıdır.
Merak eder, denetler, suç işlendiği ve ahlâk çiğnendiği zaman tepki verir.
Türkiye’de demokratik bir toplum var olsaydı Deniz Feneri soygunu patlak verdiğinde adalet adına, kamu hakları adına ilk tepkiyi siyasi iktidar gösterirdi.
Tayyip Erdoğan’ın yaptıklarını yapan bir başbakan şimdiye kadar çoktan istifaya mecbur bırakılırdı.
Işığı sönmüş de olsa AKP iktidarı nasıl hâlâ deniz feneri gibi ayakta durabiliyor?
Haramilerin sayısı
Bir kamuoyu araştırmasına göre halkın yüzde 48,41’i Deniz Feneri soygunu ile ilgili iddiaları ya hiç duymamış veya duysa bile iyi mi, fena mı konusunda kafasında bir fikir oluşmamış.
Merhamet istismarı yoluyla dolandırılan paralarla şirketlerin, TV kanallarının ve partilerin kurulduğu bir ülkede üreyecek kötülükler Deniz Feneri rezaletinden ibaret olamaz.
“Allah ile aldatma” günahına sapanların kim bilir daha hangi şaşırtıcı şeytanlıkları üstlerine ışık tutulmayı bekliyor?
Şair sezgisi ile Ece Ayhan “Haramiler ki kırkın üstünde artık sayıları...” diye uyarmıştır ama kim okur, kim dinler?
Toplumun yüzde 48’i kulaklarını ve vicdanlarını, dini ve siyasi dayanışma anlamında hırsızlıklara kapattığı zaman orada, seçim sandığından iktidar bile çıkarabilirsiniz.
Deniz Feneri soygununu duyuran medyaya karşı Başbakan’ın açtığı savaşın sebebi budur.
Yani yüzde 48’i karanlıkta tutmak..
Bu ilgisiz ve habersiz seçmenlerin dikkatini başka yerlere çevirmek.
Bakalım bugün neler söyleyecek?
Dış yardımla adalet
Ama boşuna adalet yola çıkmıştır.
Onu artık geri çeviremezsiniz.
Alman Adalet Bakanlığı’ndan adının açıklanmasını istemeyen bir üst düzey yetkilinin VATAN’a verdiği bilgiler, hiçbir gürültünün, hiçbir baskının bu sonu değiştiremeyeceği umudunu uyandırıyor.
Alman yetkili “soruşturma ve ceza takibatının devralınması” için Türk Adalet Bakanlığı’ndan talepte bulunacaklarını bildirmiştir.
İsteyen olmasa da Alman devleti Türkiye’den devlet olmanın gereklerini yerine getirmesini isteyecektir.
AKP’nin ağır topu Bülent Arınç “Yoldan çıktılarsa Allah belalarını versin” demiş sonra sözünü “Allah cezalarını versin” diye düzeltmiş ama yok öyle malaka...
Vereceği ceza için Allah’ın kimseden dua dilek duymaya ihtiyacı yok.
Bu lâflara karnımız doydu.
Yoldan çıkanları yasalarımızın cezalandırmasını istiyoruz biz.
Hukuk devletinde yaşamak istiyoruz.
Adalet için yabancı devletlerin zorlamasına muhtaç duruma düşmenin utancını taşımak istemiyoruz!
Amblemi ampul karanlık istiyor!
Haberin Devamı

