Altın uyarılar

TÜSİAD Başkanlığı'nı Ömer Sabancı'ya devreden Tuncay Özilhan, iktidara ve kamuoyu önderlerine "altın uyarılar"da bulundu

Haberin Devamı

TÜSİAD Başkanhğı'nı Ömer Sabancı'ya devreden Tuncay Özilhan, iktidara ve kamuoyu önderlerine "altın uyarılar"da bulundu.

Türkiye'nin mucize ve felâket ihtimallerinin ikisini de içinde barındıran bir yıl yaşadığını söyleyerek '"AB bizi almaz kompleksinden artık kurtulalım" dedi.

Çünkü bu psikolojik duvar yıkıldığı takdirde Türkiye 2005-2006'dan itibaren dev adımlarla ilerleyen "tutulamaz bir ülke" haline gelecektir.

Özilhan'a göre sıçramanın şartları oluşmuştur. Şu alanlar cesur adımlar bekliyor:

1- Yargının bağımsız ve temiz olması için mücadele etmeli, yolsuzlukların amansızca takip edilmesini sağlamalıyız..

2- Kangren olmuş Kıbrıs sorununa yönelik çözüm arayışlarına saygı göstermeliyiz. "Kendi gibi düşünmeyenleri hain ilân etmeyi, en hafif ifadeyle demokrasiye saygısızlık olarak görüyoruz.." (Hainler var diyen Orgeneral Tolon'a cevap.)

3- AB'nin beklediği yapısal reformların hayata geçirilmesini hızlandırmalı, yerel seçim öncesi popülizmden uzak durmalıyız. Çünkü ekonomide iyi işaretler çoğaldığı halde "Bu kadar yüksek borç yükü ile devam etmek hâlâ çok zor."

4- Prodi'nin de işaret ettiği psikolojik engelleri aşmak için AB kamuoyuna kendimizi anlatma çabalarına hız vermeliyiz.

Gerçekten de 2004'te Türkiye, cennetle cehennemi birbirinden ayıran bıçak sırtı gibi bir köprüden geçiyor.

Toplum, ülkenin kaderini değiştirmek yolunda önüne gelen tarihi fırsatı, zümre ve parti çıkarlarına, kişisel hırs ve kıskançlıklara heba etmemek için uyanık olmak, diri durmak zorundadır.

Kader bir seçimdir. "Kaderin cilvesi" ise geleceğini belirleyemeyen bahtsız ve çaresiz toplumların acıklı tesellisi..

iyi seyirler..
MGK önemli bir toplantı yapacak. Bugün Kıbrıs görüşmelerinin stratejisi ve Irak'taki son gelişmeler konuşulacak.

Bu arada Başbakanlık Müsteşarı Ömer Dinçer, irticayı izlemek amacıyla kurulan Başbakanlık Takip Kurulu'nun raporunu sunacak.

MGK şimdiye kadar hiç böyle bir komedi görmedi.

Ömer Dinçer, Türkiye Cumhuriyeti'nde laikliğin daha Müslüman bir yapıya devredilmesi zamanının geldiğini söyleyen, kültürel ve siyasi İslâmi hareketlerin karşılıklı etkileşimleri yeniden tanzim edildiği takdirde hedefe daha hızlı gidileceğini savunan bir şahsiyettir.

Yani CHP'nin dediği gibi tam da Başbakanlık Takip Kurulu'nun takip etmesi gereken bir kişi..

Ama Başbakan onu müsteşarı yapmıştır ve "düşüncelerini koruduğunu" söylemesine rağmen vazgeçmemektedir.

Merak ediyorum, bugün Dinçer MGK'da "irtica tehlikesi" adına ne okuyacak? Okurken nasıl okuyacak? Dinleyenler nasıl dinleyecek?

Keşke irtica tehdit olmasaydı da bu komediyi tadını çıkara çıkara izleyebilseydik!

DİĞER YENİ YAZILAR