Allahlık!

Haberin Devamı

Toplumsal hastalığımızdır; çaresi elimizde olmayan sorunlar için para ve çaba harcamayı sevmeyiz.
O yüzden başımızın üstünde kılıç gibi sallanan deprem tehdidine ait uyarılar, geceyarısı sessizliğini yırtan çığlıklar gibi patlıyor ve kayboluyor.
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) öğretim üyesi Prof. Naci Görür dün Bolu’daki bir deprem konferansında Marmara Denizi’nin altındaki fay boyunca gözlenen belirtilerin 1999 depremi öncesindeki tabloyu anımsattığını söyledi ve “Marmara’nın altı fokur fokur kaynıyor” dedi.
Prof. Görür’ün verdiği alârm, tahmine veya aktarma bilgilere değil, denizin 1200 metre derinliğinde toplam 7 saat tutan kendi gözlemlerine dayanıyor.
Bunca sorun varken halkı deprem konusunda korku ve telâşa sokmanın bir açıklaması var mı?
Prof. Naci Görür şunları söylüyor:
“Marmara’da bu kadar büyük bir deprem beklenildiği halde 350 bin YTL’lik sensör (algılayıcı) alıp gözlem istasyonu kuramıyoruz. Lâle için milyarlarca lira harcayan belediye de, valilik de bu parayı bize vermedi!”
Hazırlıkların ihmal edilmesi halinde ne olacağını başkalarından öğrenmeye ihtiyacımız yok bizim. Prof. Naci Görür İTÜ’nün 1999 depremi öncesinde yayımladığı raporlar ciddiye alınmadığı için can kaybının 20 bine ulaştığını söylüyor.
Beklenen depremin hedefi ve büyüklüğü daha kaygı vericidir. Ama İstanbul’a yönelik büyük tehdit hükümetin de, yerel yönetimin de öncelikli sorunu değildir.
Belediyenin sensör almak yerine çiçeğe yatırım yapmasının bir açıklaması olabilir.
Biri “Depremden sonra çok çiçek lâzım olacak” diyebilir! Belediyelerimize bu açıklamalar çok da yakışabilir.
Ama bilim adamları, cehalet ve ihmalin büyüttüğü riskler karşısında toplumu uyarmak için deprem konferansı toplanmasını beklememelidirler!

*****

Asgari çözüm

Irak konferansı, Başbakan Erdoğan’ın Washington’a daha güçlü bir elle gitmesine yardım etmeyecektir.
Zaten buna pek ihtiyacımız yok. Türkiye’nin kendi ağırlığı ve ihtiyaçları Amerika’yı ikna etmeye yetmelidir.
Yetmek zorundadır.
Wasihgton’un Türkiye’ye PKK ile savaşında vereceği desteğin çapı ve niteliği ne olmalı? Dünkü New York Times gazetesi bu soruyu şöyle cevaplıyordu:
“Rice’ın Erdoğan’a halk desteği verecek bir yol bulması gerekiyor.”
Bunun anlamı şudur:
Türk halkını tatmin edecek bir sonuç sağlanmadığı takdirde iktidar başarısızlığa uğramış, boyun eğmiş sayılacaktır.
Amerikan Dışişleri Bakanı tatmin edici bir çözüm paketi getirmedi. Vaat ettiği, şimdilik sadece nokta hedeflere hava saldırısı yapmaya elverişli istihbarat bilgileri dışında bir şey değildir.
Katil sürüsünü idare eden 10 elebaşının paketlenip Türkiye’ye teslim edileceğine dair ümidin öbür gün Beyaz Saray’da gerçekleşmesi, kamuoyunun razı olabileceği asgari çözümdür!

DİĞER YENİ YAZILAR