Korkuya toplumlar ya hazırlık yaparak tepki verirler veya kaderci bir teslimiyet gösterirler.
Dün bir kez daha kanıtlandı:
"Deprem bir doğa olayıdır. Onu korkunç yapan bizleriz.."
İran'da 6,3 büyüklüğünde bir deprem oldu. Japonya ve Amerika gibi hazırlıklı ülkelerde daha büyük depremler bile kayıpsız atlatılırken İran'ın yerle bir olan tarihi Bem kentinde 6 bin kişi öldü.
İki hastanenin çökmesi, depreme hazırlığın asgari şartlarına bile uyulmadığını gösteriyor.
Bilim, İstanbul ve çevresinde büyüklüğü 7 dolayında olacak bir depremin alarmını vermiştir.
Zamanı?. Bir yıl içinde de olabilir, otuz yıl sonra da..
Peki hazır mıyız? Hazırlık yapıyor muyuz? Hayır..
Kaderci miskinlik
Marmara Depremi'nin üzerinden dört yıl geçmesine rağmen İstanbul'da her şey yerinde sayıyor.
Bilim adamları müneccimlikle, devlet sorumluları ise deprem sonrası oluşacak zararları telâfi amaçlı senaryolarla vakit öldürüyor.
Tedbire harcanacak her kuruşun, depremde en az yüz katı ile geri döneceğini dünya tecrübelerinden gördükleri halde miskin miskin oturuyorlar.
Çağdaş toplumlar deprem zararlarını en aza indirmek amacıyla işe okulları ve hastaneleri dayanıklı hale getirmekle başlıyor. Çürük ve yasak yapılar ortadan kaldırılıyor.
Yarısından çoğu gecekonduda yaşayan bu kent, daha ne kadar Tanrı'nın merhametine emanet edilecek?
İstanbul'u hazırlıksız yakalayacak bir depremden doğacak kayıpların, Türkiye'nin ekonomisini yıkmakla kalmayıp bağımsızlığını bile tehlikeye sokacağını bu ülkenin siyasetçileri görmüyor mu?
İlâhi bir uyarı gibi
"Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az" demişler.
Dünyanın çeşitli yerlerinde bir haftada büyüklüğü 6'nın üstünde altı deprem oldu. Umarız bunlar ve dünkü İran depremi uyan görevi yerine getirmiştir.
Bu millet, geçmiş hükümetlerin "tedbir alacağız" diye koyduğu deprem vergilerini, hem de kriz ortamında boğazından keserek, lokmasından vazgeçerek ödedi.
O paralar, devlet israfının ve yolsuzlukların kara deliklerinde yok olup gitti. Millet büyük Marmara depremini kurbanlık kuzu gibi bekliyor.
Bütçede ayrılmış bir kaynak yok. Ortada depreme karşı bir devlet politikası bile yok.
AKP iktidarı "değişim" iddiasını kanıtlamak istiyorsa işte zamanıdır.
Değişim, Türkiye'yi kadercilikten aklın ve bilimin yol gösterdiği bir yönetim anlayışına geçirmekle başlamalı.
Allaha emanet
Korkuya toplumlar ya hazırlık yaparak tepki verirler veya kaderci bir teslimiyet gösterirler. Dün bir kez daha kanıtlandı
Haberin Devamı

