Sultan Vahdettin promosyonu aslında hilâfet pazarlamanın hinliği idi.
Türkiye'de 82 yıllık cumhuriyet birikiminden sonra hilâfete davetiye çıkarmak, Keloğlana bile yakışmayacak bir patavatsızlık olurdu.
Ama şu işe bakın ki bu cüreti, gençliğinde en hilesiz Atatürkçü bildiğimiz ve gençliğimizde dağlara taşlara adını yazdığımız Karaoğlan göze alabildi.
Gönderdiği davetiyenin adresine ulaştığını dünkü gazetelerde gördük.
Fatih Camii avlusunda toplanan 500 kişi Atatürk aleyhine sloganlar atıp hilâfetin geri getirilmesini istiyorlardı.
Gösteriyi Hizb-ut Tahrir'in Türkiye uzantısı olduğunu söyleyen bir örgüt üstlendi.
Bu sırada örgütün Türkiye sorumlusu sıfatıyla bir kişi kürsüye çıkarak Atatürk'e hakaretler içeren ve hilâfet isteyen uzun bir basın açıklaması okudu.
İnanç hürriyeti!!!
Laik cumhuriyete meydan okuyan bu yasa dışı eyleme polisin gösterdiği hoşgörü şüphe ve endişe verecek nitelikteydi.
Olaya müdahale etmeyen polis, kimseyi gözaltına almak gereği de duymadı.
Bir gün önce Meclis Başkanı Arınç'ın yaptığı konuşmanın bu çekingenliği yarattığı söylenebilir miydi?
Arınç l Eylül Dünya Barış Günü nedeniyle sivil toplum örgütlerini kabulünde "Kürt sorununun çözümü için cesur adımlar atılması" gerektiğini söylemiş, fırsat bu fırsat siyasal İslamcılara "selâm" göndermişti:
"İnanç hürriyeti konusunda da cesur adımların atılması gerekir. Bugün binlerce insan bu yüzden mutsuz, huzursuz. Onlar için de ciddi adımlar atılması gerekiyor.."
Hepsinden önce ve asıl din sömürüsünden siyaseti kurtarmak gerekiyor. Türkiye'de kimin inancı, ibadeti baskı altında?
AKP iktidarının önderleri, cami avlusuna götürülen küçücük çocukların manevi sorumluluğunu hissetmelidir. Hilâfet isteyen, Atatürk düşmanı bu okul çocuklarını kimler nerede zehirliyor?
Çaresizlik değil
Nankörlük ve inkarcılık milli bütünlüğün en tehlikeli mikrobudur. Siyasetçiler hele din temelinde bu mikropla oynamayı asla göze almamalıdır.
Tesellimiz şu ki, polisin olaya seyirci kalması şeklinde yansıyan görüntü, zannedildiğinin tersine bilinçli bir asayiş tedbiri olarak karşımıza çıktı.
"Gösteri dar bir alanda yapılıyordu, kadın ve çocuklar da çoktu. Müdahalenin yaratacağı karışıklıktan çocuklar ve kadınlar zarar görebilirdi. Savcıyla konuştuk, kimlik tesbiti yapıp daha sonra gözaltı işlemlerine girişmeye karar verdik.."
Dün akşama kadar dört kişi gözaltına alınmıştı ve aramalar devam ediyordu.
Gözümüz Türkiye'nin savunma mekanizmalarına zarar veren siyasetçilerin üstünde olsun. Dikkat iyidir ama kuruntuya gerek yok. Sigortalarımız hâlâ sağlam.
Allah akıl versin
Sultan Vahdettin promosyonu aslında hilâfet pazarlamanın hinliği idi. Türkiye'de 82 yıllık cumhuriyet birikiminden sonra hilâfete davetiye çıkarmak, Keloğlana bile yakışmayacak bir patavatsızlık olurdu
Haberin Devamı

