Alkol yasağının adresi gençler

Haberin Devamı

Ölümü gösterip sıtmaya razı etmek bir ikna yöntemidir bizim kültürümüzde.

Son örneğini, alkol yasağını genişletmek isteyen siyasi iktidarın manevrasında izliyoruz.

Önce şeriatla yönetilen ülkelerde görülecek cinsten koyu yasakların haberi verildi.

Alkollü içkilerin tanıtım, satış ve tüketimine ağır şartlar getiren kanun teklifi, dini kurallarla yönetilen toplumları hatırlatan düzenlemeler içeriyordu.

Bir keyif sürme tercihi olan alkollü içki, erişilmesi neredeyse imkânsız bir yere konuluyordu.

Alkollü içki ve bunu kullananlar neredeyse “kötü insan örnekleri” sayılıyordu.

O nedenle toplumdan uzak tutulmalı, içerken gösterilmemeli idi.


Komisyon düzeltti

Restoranlarda dışarıdan görülecek şekilde içki içilmesi yasaklanıyordu.

Haramı özendirmemek için içkili lokantalarda karartma tedbiri mi uygulanacaktı?

Yasa teklifi Millet Meclisi alt komisyonunda aşırılıktan biraz arındırılarak makul çizgilere yaklaştırıldı.

Mesela turizm belgeli işletmeler 100 metre yasağının kapsamından çıkarıldı.

Alkollü içkilerin reklâmı ile ilgili yasağın kapsamı da bir hayli yumuşatıldı.

Alkol satış ruhsatları konusundaki yetki vali ve kaymakamlara verilmişken, Meclis komisyonunda yeniden belediyelere dönüldü.

Meclis’teki komisyonun seçtiği yol doğru yoldur.

Çünkü alkolle mücadele polis yasakları ile yürütülemez.

Tarih buna tanıklık ediyor.

AKP iktidarını alkol yasağını hayata geçirmeye din anlayışı zorluyor.


Anayasa görevi ama

İçki üretim ve tüketimine yönelik hamleler püskürtülse bile “alkol yasağı” siyasi gündem olarak tepemizde asılı kalacaktır.

Bireyin hakları salam dilimleri gibi ince ince gidiyor, fark edilmiyor.

İktidar sözcüleri, dini faktörü gözden kaçırmak için toplum sağlığını korumak amacıyla hükümetlere alkolle mücadele görevini Anayasa’nın verdiğini savunuyorlar.

Burada küçük bir kurnazlık var:

Anayasa’nın 58’inci maddesi herkesin değil “Gençliğin korunması” başlığını taşıyor.

Devletin “alkol düşkünlüğünden uyuşturucu maddelerden, suçluluk, kumar ve benzeri kötü alışkanlıklardan ve cehaletten gençleri korumak için” tedbir alacağını yazıyor.

Dinin koyduğu yasaklara uymanın elbette zararı yoktur.

Ama o yasaklara Anayasa’yı yanlış okuyarak başka gerekçeler üretmek yanlıştır.

Hatta kim bilir; belki günahtır bile...

DİĞER YENİ YAZILAR