Alış artık, uzlaş!

Haberin Devamı

Allah garip kullarını sevindirecek bir sebebi en olmadık zamanlarda bile yaratıyor.

İşte buyrun ekonomik krizin korkusuyla tir tir titriyorken dünyanın en büyük 20 ekonomisine sahip ülkelerin Beyaz Saray’da toplanan liderleri arasına Başbakanımızın girmesi tesellimiz oldu.

“Züğürt tesellisi” diyebilirsiniz ama demeyin, itiraf edin içiniz ısınmadı mı?!

Şimdi mesele, dünyanın ilk yirmisi arasına girmenin ve mümkünse daha yukarılara çıkmanın gerektirdiği birikimi kazanmak ve bu ayrıcalığa yakışacak duruşu gösterebilmektir.

Tayyip Erdoğan, Obama’ya “Dik dur” diye öğüt veriyor ama kendine sözü geçmiyor.

Meselâ Amerika’da Demokratlara yakın Brookings Institution adlı düşünce kuruluşuna gidip, istedikleri anayasa değişikliklerini yapamamaktan dolayı Anayasa Mahkemesi’nden şikâyetçi olması, yeni rolüne hiç mi hiç yakışmamıştır.

“20 dünya lideri arasına girmiş devlet adamı” kimliği ile dayak yediği ağabeyini babasına şikâyet eden ufaklık görüntüsü hoş olmayan bir çelişkidir!

Başbakan Erdoğan, değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek maddeleri var diye Anayasa ile kavga etmekten ve bu yolla oy avcılığı yapmaktan vazgeçmelidir.

Gün gelir bir gazeteci veya saygın bir siyasetçi soruverir:

“Sayın Başbakan siz bu Anayasa’ya bağlı kalacağınıza namusunuz ve şerefiniz üzerine yemin etmemiş miydiniz?”

Ne diyecek o durumda?

“İnanmadan ettim” mi diyecek, yoksa “Bir ayağım havadaydı” mı diyecek?

Velev ki Türkiye Cumhuriyeti’nin temel değerlerini yerinden oynatma hevesine tutsak eğilimler Amerika’da yandaş buldu ruhsat mı olacak bu destekler ve yıkım izni olarak mı kullanacaklar?

Tayyip Erdoğan orada gördüğü itibarı “laik ve demokratik” Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakan’ı olduğu için gördüğünü hatırından çıkarmamalıdır.

Demokrasinin hoşgörüsünü çaresizlik ve teslimiyet saymamalıdır!

Ne günlere kaldık

Türkiye’de en az 70 bin kişinin telefonları dinleniyor.

Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt’ün eşi de bunlar arasında.

Paksüt çifti, kendilerini izleyen bir otomobili yakalatmış ama Emniyet Genel Müdürlüğü ve Adalet Bakanlığı izlemenin Paksüt’lerle ilgili olmadığını açıklamıştı.

Derken geçen gün Bayan Paksüt’ün telefonunun mahkeme kararı ile izlendiği ortaya çıktı. Ama kamuoyuna yanlış bilgiler veren yetkililer utanmadan yerlerinde oturmaya devam ediyor!

Dinleme, izleme sürüyor mu?

Yüksek mahkeme üyesi olması işe yaramıyor bunu Paksüt bile bilmiyor. Sadece tecrübesini konuşturarak “Kimse telefonda tanıdıklarıyla bile olsa fikir yürütmesin” diyor.

Çünkü maazallah “Benim hakaret ettiğim hükümet bizim hükümet değildi” diye ifade vermek sizi kurtarmayabilir. Bir hakim çıkar hakaret cezasına “mahkemeyi yanıltmak” suçunun cezasını da ekleyiverir.

Ne günlere kaldık demeyin, Allah beterinden korusun diye dua edin!

DİĞER YENİ YAZILAR