Gün geçmiyor ki Güneydoğu'dan alçakça bir saldırı haberi gelmesin..
Bayrağa sanlı tabutlar, şehit cenazelerine kapanmış eşler, çocuklar, anneler, bacılar.. Yürekleri parçalayan feryatlar..
O kâbus yeniden uyanıyor mu?
PKK terörü hortluyor mu?
"Düşük Yoğunluklu Çatışma ve PKK" adlı son kitabında Prof. Dr. Ümit Özdağ "Türk siyasetçileri PKK'nın yenilgiye uğratılmasındaki askeri başarıyı yok etmişlerdir" diyor.
PKK "ateşkes" çağnlarına kulak asmıyor ve Irak'taki Amerikan şemsiyesinden yararlanarak yeni hamlelere girişiyor.
Başı koparılmış, beli kırılmış örgüt Kuzey Irak'ta Türkiye'yi yeniden taciz etmeye başlayacak gücü ve cüreti kazanmıştır.
İktidarın bu olumsuz gelişmeyi görmek istememesi, bayrağa sarılı şehit cenazelerinin azalmasını sağlamıyor.
Siyaset uyumasın
Bu vahim tırmanışa acilen müdahale etmek gerekiyor. Katil sürülerini hem fiziki olarak hem psikolojik olarak teslime mecbur etmek zaman geçtikçe zorlaşacaktır.
Bölücü terör hiçbir zaman hayalini gerçekleştiremez. Apo başlarında ve ilân edilmemiş bir savaşı PKK eliyle yürüten yabancı ülkelerin destekleri en yüksek seviyede iken bile Türkiye tehdidi aşmıştır.
Ama bu mücadele 30 bini aşan vatan evlâdının canına, yüz milyar doları aşan bir kaynağın israfına mal olmuştur. O meşum geçmişi yeniden yaşayamayız.
Geçen ay AB büyükelçileri eleştiri kokan bir çağrı yaptılar iktidara: "PKK ile mücadelede hükümet de görünür olmalı. Askeri seçenek nihai çözüm olamaz.."
Örgüt küçüldükçe daha korkak ve daha alçak oluyor. Son zamanlarda riski düşük eylemler yapıyorlar. Trenlere patlayıcı veya yollara mayın koyuyorlar, uzaktan patlatıyorlar.
AB yoluna mayın
Bu olaylar sürdükçe elbette askeri seçenek ağırlıklı rolünü sürdürecektir. Ama siyasetçilerin yapacakları işler de vardır:
Meselâ Kuzey Irak'taki PKK varlığına seyirci kalmaması, iki yüzlülük yapmaması için Amerika üstündeki baskıyı yoğunlaştırmaktan hiç vazgeçmemek gerekiyor.
PKK'yı tecrit etme hedefine yürümek için Kürt kökenli siyasetçilerle işbirliği olanakları aramak yararlı olabilir.
Terör tehdidi tam olarak kalkıp barış ortamı yaratılmadıkça Güneydoğu'ya yatırım seferberliği açılması mümkün değildir.
Acil gündem, bölücü terörü besleyen dış desteğin kesilmesini sağlayıp PKK'yı silâh bırakmaya zorlamak, bu amaçta Kürt siyasal hareketini ikna ederek yardım sağlamak, askeri önlemlerin de caydırıcılığını artırmaktır.
Unutmamak lâzım ki kalleş saldırıların sürmesi, milliyetçi öfkenin kabarmasına, yabancı düşmanlığının artarak içe kapanma refleksinin harekete geçmesine davetiye çıkaracaktır.
AB yoluna dinamit koymak, şu dönemde başımıza gelecek en kötü şey olur!
Alçaklara dikkat!
Gün geçmiyor ki Güneydoğu'dan alçakça bir saldırı haberi gelmesin..
Haberin Devamı

