Al tavizi ver oyu!

Güç, sorumlu kullanmayı gerektiren bir üstünlüktür.

Aşırı güç aşırı dikkat ister.

AKP iktidarı seçimlerde elde ettiği oy oranını, yani halktan aldığı desteği yükseltmek için zaman zaman hayret veren, bazen güldüren zorlamalar yapıyor.

Parti kurmayları acaba “bu zorlamalara gerçekten ihntiyaç var mı?” diye düşündüğü oluyor mu? Olmalı..

Çünkü öyle bir özdenetim olsa Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz önceki gün yaptığı o “bedelli askerlik” açıklamasını yapmazdı.

Çünkü oy uğruna göze alınan tamahkârlıkta o gün makulün sınırı aşılmıştır!

Bakanın sözleri şöyle:

“Başbakanım söyledi; yeni bir seçim yapılıyor. Cumhurbaşkanımız seçilecek. Cumhurbaşkanımız aynı zamanda Silâhlı Kuvvetler’in de başkomutanı durumunda.

Başkomutan da şunu söyledi; ‘Biz yeni dönemde milletin taleplerine bakar ve bedelliyle ihtiyaç var mı, değerlendiririz. Varsa düzenleme yapılır..”

Bakayalara görev

Bakan bu düzenlemenin seçim sonucuna bakılarak yapılacağını ifade ederken asıl oy deposu durumundaki bakaya gençlere seslendi:

“Bakaya olan korkmasın. Oyunu kullansın. Sıkıntıya uğramayacaklardır..”

Haberin Devamı

Anadolu’da böylesi tamahkârlıkları halkımız “sineğin yağını çıkarmak” diye tanımlar.

Bedelli askerlik bekleyen mükellefler, onlara ayıp sayılacak tavizler vaat etmeyi haklı kılacak sayıda değildir.

Ama iktidar hiçbir zayiat vermemeyi, tersine hak ettiğinden fazlasını almaya kararlıdır.

Bu tesbit AGİT (Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilâtı) raporuna, hem de daha geniş bir kapsamda geçmiş bulunuyor.

Kötü bir önrapor…

Dünyadaki seçimleri uluslar arası standartları dikkate alarak gözleyen AGİT’ten Türkiye’ye pek çok alanda eleştiriler geldi.

Yayınlanan Türkiye ön raporunda sert uyarılar yer alıyor.

Başbakan Erdoğan’ın kişisel propagandasını resmi devlet organizasyonları ile birleştirdiğine dikkat çekilirken Yüksek Hızlı Tren’in hizmete girişi töreni buna örnek gösterildi.

TRT’nin muhalif adayları ihmal eden adaletsiz yayın politikası ve şeffaf olmayan YSK hakkında ağır eleştiriler yöneltildi.

İktidar kurmayları, yapılan seçim anketlerine güven duyarak baksalar eminim “bu tamahkârlığa değmez” diyeceklerdir.

Haberin Devamı

Çünkü tamahkârlık onlara bir şey kazandırmadığı gibi Türkiye’yi de dürüst seçim yapmayan üçüncü dünya ülkelerinin zavallı durumuna düşürmüştür.

Seçimi şaibeli bir ülkenin demokrasisi de tartışmalıdır.

Hak etmiyoruz bu zavallılığı..

DİĞER YENİ YAZILAR