Dokunulmazlıklar sorunu AKP'nin nasırı gibi. Basınca hemen sert tepki veriyor.
Deniz Baykal "Yolsuzlukla itham edildiyseniz kaçmayacaksınız, hesabını vereceksiniz. Cesaret budur, Kasımpaşalılık budur" deyince Tayyip Erdoğan taa Stockholm'den hemen cevap yetiştirdi:
"Dokunulmazlıkların kaldırılmasından vazgeçmedik. Sadece muhalefet liderinin tayin ettiği tarihe göre değil, kendi belirlediğimiz tarihe göre yapacağız."
AKP lideri Erdoğan dün Baykal'a cevap verirken adını anmamaya, ondan hep "muhalefet partisi genel başkanı" diye söz etmeye özen gösterdi.
Bu durum, diyalog ve işbirliğine dayalı yeni siyaset anlayışının daha doğmadan öleceğini haber vermiyor mu? Yazık değil mi?
Dokunulmazlık zırhı niçin bu kadar feda edilmez oluyor?
Erdoğan "Yargı sürecinde olan insanları suçlu gibi göstermek talihsizliktir ve şu anda muhalefet partisi lideri böyle bir talihsizliğin içerisindedir" dedi.
Oysa Deniz Baykal kimseyi suçlamadı, öneride bulundu:
"Aranızda yargılananlar var, bunlar suçsuzsa bırakın aklansınlar. Aklanmalarını engelliyorsanız, suçlu olduklarını siz de kabul ediyorsunuz demektir.."
Niçin bir yıl sonra?
Tayyip Erdoğan, CHP'nin istediği gibi hemen değil, bir sene sonra kaldıracaklarını söylüyor dokunulmazlıkları.
AKP'nin meclis grubunda, Erdoğan'la birlikte belediyedeki yolsuzluk iddiaları nedeniyle yargılanan veya soruşturulan ondan çok milletvekili var. Bunların dördü de bakanlık koltuklarında oturuyor.
Erdoğan "Bu arkadaşlarıma güveniyorum. Aklanacaklarına eminim" diyor.
O zaman, niçin bu kararı mahkemelerin vermesine ve onların bir an önce temize çıkmalarına yardımcı olmuyor?
Niçin iktidara kanat takacak yerde ayaklarına pranga vuruyor?
"Bir yıl sonra" sözü, bu kişilere "Kullanın iktidar forsunuzu, kurtarın bu sürede paçanızı" diye tercüme edilmeyecek mi?
Bir çıkmaz sokak
Doğru yol, AKP'nin bu inattan vazgeçmesi ve dokunulmazlık zırhına mahkum bir iktidar görüntüsünden yol yakınken kurtulmasıdır.
Çünkü AKP iktidarda başarılı olmaya mecburdur ve bunu yolsuzluklara karşı müsamahasız olduğunu kanıtlamadığı sürece gerçekleştiremez.
Her eyleminin, her tayin kararının arkasında "acaba kimin kirli çamaşırları yıkanıyor" şüphesi üreyecektir.
Yarın öbür gün "Jet" Fadıl Akgündüz hakkındaki tezkere meclise geldiğinde, dokunulmazlığının kaldırılmasına AKP'liler nasıl oy verecekler?
"Allah.. Peygamber.. Cihad" diye diye binlerce insanın trilyonlarca lira parasını dolandırdığı iddiasıyla yargılanan Jet Fadıl'ı, zırhını çıkarıp mahkemeye gönderecek olan eller havaya nasıl kalkacak?
AKP, önündeki çıkmazı görmeli ve yanlıştan dönmelidir.
AKP'nin nasırı
Dokunulmazlıklar sorunu AKP'nin nasırı gibi. Basınca hemen sert tepki veriyor. Deniz Baykal "Yolsuzlukla itham edildiyseniz kaçmayacaksınız, hesabını vereceksiniz. Cesaret budur, Kasımpaşalılık budur" deyince Tayyip Erdoğan taa Stockholm'den hemen cevap yetiştirdi
Haberin Devamı

