AKP'nin foyası

Leylâ Şahin adlı Tıp öğrencisinin açtığı davada Türkiye, cezalandırılması talep edilen davalı taraf idi.

Haberin Devamı

Leylâ Şahin adlı Tıp öğrencisinin açtığı davada Türkiye, cezalandırılması talep edilen davalı taraf idi.

Mahkeme türban yasağının, insan haklan ihlâli olmadığını belirlerken Türkiye Cumhuriyeti'nin koyduğu yasağın yalnız yasalara değil, siyasal ve sosyolojik gerçeklere uygunluğunu da tesbit etti.

Böyle bir karar, aklanan ülkenin hükümeti için basan ve övünç sebebi olur değil mi?

Hayır bizde tersi oldu. AKP iktidarı küfür yemiş gibi tepki gösterdi.

Dışişleri Bakanı Gül patladı: "Yasakları savunmak kimseye şeref getirmez.."

Gerekçeyi görmediğini öne sürerek bir gün düşünme zamanı yaratan Başbakan Erdoğan ise "Yasa başkadır, hukuk başkadır. İnsanların hakkını hukukunu yanlış yasalarla yok edemezsiniz" dedi.

Şunu demek istiyordu: "AİHM türban yasağının yasalara uygunluğunu tesbit etti. O yasalar hukuka uygun değildir. Biz hukuka uygun yasalar yaparak bu sorunu halledeceğiz.."

"O benim işte.."

"Son temyiz" AİHM'nin kararında türbanın Türkiye'de siyasal bir anlam kazandığı yorumu yapılıyor ve dine dayalı bir toplum düzenini empoze etmek isteyen aşırı dinci hareketlerin varlığına dikkat çekiliyor.

Uluslararası mahkeme bunların adlarını vermiyor ama AKP en yüksek seviyeden verdiği tepkilerle "O benim işte" demeye getiriyor!

AİHM, türban yasağı getiren Anayasa Mahkemesi ve Danıştay kararlarını, demokratik değerlerin garantisi olan laiklik ilkesi adına onaylıyor. Laikliği özgürlük ve eşitliğin buluşma noktası sayıyor. Bir önemli gerekçe daha var:

"Türban yasağı bireyi aşırı uçtan gelen baskıdan da korur.."

Evet Türkiye'de kimbilir kaç kadın, aşırıların "türban tak" baskısından bu türban yasağı sayesinde korunuyor..

AKP önderleri böyle konuşmadan önce keşke, laik cumhuriyete bağlılık konusunda ettikleri yemini hatırlasalar.. Onu çok sık unutuyorlar, bari hukuka ve mahkeme kararlarına saygıda sürekli suç işlemeseler.

Türban Partisi

"Yasakları savunmak şeref getirmez"miş...

Peki, son mahkeme AlHM'nin kararına itaatsizlik davetiyesi çıkarmak şeref getirir mi?

Gül "Üç yıl önce başörtülü insanlara Ankara Kızılay'ı bile yasak edeceklerdi" diyor. Ayıptır, yanıltmadır ve kışkırtmadır. Yapmasın..

Başbakan'ın ilk günkü temkinli tavrına bakıp AKP'nin bu mahkeme kararını türban ipoteğinden kurtulmak için fırsat olarak kullanacağını tahmin etmiştik. Galiba yanıldık.

Ne mi olur? Zararını yine AKP çeker.

AKP merkezin en büyük partisi olma fırsatını teper.. Genel seçim yaklaşırken partinin başa güreşenleri "son ganimet" olarak Cumhurbaşkanlığı seçiminde hem birbirlerini, hem AKP'nin iktidar olma şansını yerler..

Bakın Meclis Başkanı Arınç, Sezer'den sonraki cumhurbaşkanının Çankaya'da türban yasağı uygulamayacağını iddia etti, "Bundan adım kadar eminim" dedi.

Türban inadına Meclis Başkanı seçen AKP çoğunluğu, ister misiniz aynı inattan bir de cumhurbaşkanı çıkarsın!

DİĞER YENİ YAZILAR