Devletin her yıl 13-14 milyar dolar parası hırsızlık ve israf yoluyla kaybediliyor.
Hesabı geçmiş hükümetin Çalışma Bakanı Yaşar Okuyan çıkarmış ve bir bakanlar kurulu toplantısında açıklamıştı.
AKP iktidarı, bu sistematik soyguna "dur" deme iddiasıyla işe başladı. İyi başlayan "Meclis Yolsuzluk Komisyonu çalışmaları işin sonuna doğru öyle bir sulandı ki inandırıcılığını kaybetti.
Geçmiş hükümetlerin neredeyse bütün üyelerini Yüce Divan'a gönderecekler.
"Siyasi bir meseleyi sulandırmak istiyorsan genişlet" derler.. Bülent Ecevit'e kadar genişletmeye yöneldiklerine göre olay siyasi bir gösteriye dönüşecek ve hiç bir suç ve suçlu bulunamayacaktır.
Geçmişte Çiller için kurulan "Mal Varlığı Komisyonu" araştırmanın gelmiş geçmiş bütün parti liderlerine genişletilmesi yolunda alınan bir kararın gayya kuyusunda kaybolup gitmişti.
Bu kafayla aynı şey olabilir.
Dokunulmazlar
Siyasi gösteri amaçlı araştırmalar temizliğe değil kirlenmeye hizmet ediyor. İnsanlar "Herkes yolsuzluk yapıyor ve yaptığı yanına kalıyorsa ben de yapayım" diyor ve cüretleniyor.
Çiller'in başbakan, Murat Karayalçın'ın başbakan yardımcısı olduğu dönemlere kadar inen, Ecevit'in bile yakasına yapışan AKP iktidarı Erbakan dönemine hiç ilişmezse inandırıcı olamaz.
AKP rumuzundaki A'nın adalet anlamına geldiğini söylemek kolay, ispat etmek zordur.
Ulaştırma Bakanı Yıldırım'ın 24 yaşındaki oğlu 1,5 trilyon liralık yatırımla gemi sahibi oldu.
Borç aldığı şirket bir hafta sonra Ulaştırma Bakanlığı'na bağlı TDİ'ne ait Ankara gemisini, daha uygun bir talip bulunduğu halde sessiz sedasız ve ihalesiz olarak kiraladı.
Öyle ballı bir sözleşme ki, kiralayan şirket İtalya hattının kazancını alacak ama çalıştırdığı gemi personelinin maaşlarını devlet ödeyecektir.
Boş lâf bunlar
VATAN on gündür yazıp çiziyor ama iktidar partisi bakanına "Nedir bu rezalet?" diye sormuyor.
Böyle bir iktidarın temizlik yapacağına kim inanır?
"Dünyayı nasıl görmek istiyorsan öyle ol" demişler. Kendi kamburunu görmeyen hesap soramaz. Sorarsa bu pişkinlik olur.
O zaman da halk AKP'yi "Aptalları Kandırma Partisi" diye okumaya başlar. Millet aptal değil.
Artık öğrendik:
Siyasetçilerin kendi aralarında kurdukları dandik mahkemelerle temizlik olmuyor.
Hırsızlık ve rüşvet, seçilmişler görevdeyken yargıya hesap vermek mecburiyetindelerse ancak o zaman önlenebiliyor.
İktidar, milletvekili, bakan ve başbakan dokunulmazlıklarını daraltmaya razı olmadıkça samimiyetine kimseyi inandıramaz.
"Damara girdik" gibi lâflar hoştur ama boştur!
AKP'nin A'sı
Devletin her yıl 13-14 milyar dolar parası hırsızlık ve israf yoluyla kaybediliyor. Hesabı geçmiş hükümetin Çalışma Bakanı Yaşar Okuyan çıkarmış ve bir bakanlar kurulu toplantısında açıklamıştı
Haberin Devamı

