AKP sınavda

Haberin Devamı

Başbakan her fırsatta bağcıyı dövmeye değil üzüm yemeye inandıklarını söyler.

Kanıtlamak için harika bir fırsat doğdu.

CHP lideri Baykal, eğer iktidar Anayasa paketindeki yargıyla ilgili üç maddeyi tekliften ayırarak referanduma sunmayı kabul ederse ve Cumhurbaşkanı da bunu garanti ederse krizin sona erebileceğini söyledi.

Önerdiği formül şöyle:

Paketinin içinde muhalefetin şiddetle korktuğu üç madde var.

Bunlar gerçekleşirse bağımsız yargı ve güçler ayrılığı tarihe karışacaktır.

Fakat aynı pakette hakları genişleten ve desteklenmesi arzulanan yenilikler de bulunuyor.

Baykal dün önemli bir siyaset değişikliğine gittiklerini ortaya koydu:

CHP iktidara “Tatlandırıcılarla hapı yutturmak istediğinizi biliyoruz ve bu oyuna gelmeyeceğiz” diyerek paketi toptan reddetmekten vazgeçiyor artık.

Şimdi şunu diyor: “Sadece HSYK, Anayasa Mahkemesi ve parti kapatma ile ilgili üç maddeyi referanduma götüreceğine Cumhurbaşkanı söz versin, biz de geri kalan 24 maddeyi, referandum gereği doğurmayan yüksek oy sayıları ile meclisten geçirmeye yardım edelim. Milleti yormadan o değişiklikleri gerçekleştirelim..”

Bu formülün çalışmasında kilit rol Cumhurbaşkanı Gül’dedir.

Gül böyle bir taahhüdü AKP’den bağımsız olarak verebilir mi veya en azından bu uzlaşmaya Başbakan’ı ikna etmeye çalışır mı?

En büyük eksiğimiz..

Korkarız ki Türkiye, siyasetin tıkanmaya yüz tuttuğu bir dönemeçte tarafsız bir Cumhurbaşkanı’na sahip olamamanın bedelini bir kez daha ödeyecektir.

AKP’nin bu paketten muradı, yargıyı zaptetmektir. Hamlenin tek amacı budur, öteki maddeler cazibe uyandıran süslerdir.

Daha önce yaptığımız bir benzetme ile paketin yargı ile ilgili üç maddesi zoka, haklarla ilgili öteki 24 maddesi yemdir.

İktidar çok mecbur kalmadığı takdirde yemi iğneden ayırmayacak, 24 maddenin çekiciliğinden yararlanarak 3 maddelik zokayı millete yutturmaya çalışacaktır.

Tarafsız cumhurbaşkanımız yok.

Peki AKP’yi ve Başbakan’ı bu akılcı uzlaşmayı kabule zorlayacak demokratik güçler, sivil toplum, medya, üniversite, meslek örgütleri filân?.

Bunlar var mı, kaldı mı? Hayır..

Güç sarhoşluğuna kapılan iktidarın yarattığı tahribat vahim boyutlara ulaşmıştır.

İktidar önderleri bu şekilde yollarının açıldığını düşünerek sevinmesinler. Yok edilen her demokratik uyarı unsuru kendileri için kayıptır.

CHP’nin önerisi bir iyi niyet sınavıdır.

AKP iktidarının bu sınavı geçerek bizi mahcup etmesini diliyoruz!



Camdan okumak kolay

Tayyip Erdoğan, hazırlıksız yakalanacağı bir sorunun tedirginliğini yaşamadan yedi yıldır ülkeyi idare ediyor.

Ne zaman konuşması gerekirse, iki yanına konulan camlara (prompter) akseden hazır metinleri şiir gibi okuyarak, bu teknoloji hilesinden haberli olmayan saf vatandaşları kendine hayran bırakıyor.

Onun dışında da, gerçek soruları soracak gazeteciler yanına yaklaşamıyor.

Geriye ne kalıyor? Televizyonda tartışma...

Başbakan ile ana muhalefet liderinin yedi yıl boyunca TV’ye çıkarak halkın önünde tartışma yapmadığı tek demokrasi herhalde Türkiye’dir.

Geçen gün Baykal bu daveti açıkça yaptı ama Başbakan Erdoğan çağrıyı “lise münazarası” benzetmesiyle alaya alarak reddetti. “Çok işimiz var” dedi.

Başbakan tartışmaktan korkuyor olamaz.

Olsa olsa cevabını veremeyeceği sorular çok birikmiştir!

DİĞER YENİ YAZILAR