AKP Ruleti

Haberin Devamı

Rus ruletini filmlerden bilirsiniz. Vahşi bir risk oyunudur.

Altıpatlar toplu tabancaya tek mermi konur, oyuna katılan kişilerden sırası gelen topu çevirir ve namluyu başına dayayıp tetiği çeker.

Siyasette de yolsuzluğa batmak ölüme eşdeğer bir yok olma sebebidir.

Bizim siyasetçiler kendileri ve yakınları için bu riski sık göze alıyorlar.

Çünkü çoğu yakalanmayıp köşeyi döndükleri gibi yakalanan azınlık da halkın adalet duygusunu tatmin edecek cezalara hedef olmuyor.

O nedenle Türkiye’de siyasetçiler Rus ruletinden daha tehlikeli ve cüretkâr oyunları, kamu kaynaklarını kullanırken göze alabiliyorlar.

Meselâ son Sabah-atv satışı...

İktidar, bu yayın grubunu kendi propaganda gücüne kazandırmak hırsı ile öylesine gözünü karartmıştır ki oynadığı tehlikeli kumara Rus ruleti demek bile mümkün değildir.

AKP de iktidar gücünün suiistimali anlamında tek mermi kullanıyor burada ama o mermiyi toplu tabancaya değil şarjörlü tabancaya koyup kendine sıkıyor!

Bu oyun kumar değil, harakiridir!

CHP lideri Baykal dünkü grup toplantısında, Başbakan’ın damadının başında bulunduğu şirkete iki kamu bankasının 750 milyon dolar kredi vermeye mecbur bırakıldığını öne sürerek hortumculuğun hortladığını ilân ediyordu.

Yüce Divan dosyası...

MHP lideri Bahçeli de hiçbir yabancı kuruluşun ve Türkiye’deki hiçbir özel bankanın, “sağlam bir ekonomik gerekçe ve teminat” gösterilemediği için vermedikleri bu büyük krediyi, korkulan olur da devlet geri alamazsa ne olacağını soruyor ve şu uyarıyı yapıyordu:

“Bu dönemin sorumluları mutlaka yargı önünde hesap verecektir. Bu itibarla başta kamu bankalarının yöneticileri olmak üzere tüm devlet bürokrasisi dikkatli olmalıdır!”

İktidar bu tür uyarıları, meclisteki çoğunluğuna güvenerek hafife aldı hep.

Ama artık ciddiye almaya başlamalıdır.

Eski Yargıtay Başsavcısı Vural Savaş dün bir toplantıda Başbakan Erdoğan’ı Yüce Divan’a götürecek dosyanın hazırlandığını iddia etti.

“Sabah-atv Grubu’nun Çalık’a satışı da bu dosyanın içinde” dedi.

Başbakan Erdoğan halkı mı, kendini mi kandırıyor? Çünkü şu kesin ki, Sabah-atv konusunda dün söylediklerinin -maazallah Yüce Divanlık olursa- savunma adına hiçbir kurtarıcılığı olmayacaktır.

Çünkü olayı saptırıyor.

Dün sorunu yabancı sermayeye muhalefet kılığına sokmuş, ahlâkî, hukukî ve siyasi suçlarla ilgili asıl soruları lâf kalabalığında kaybetmeye çalışmıştır.

Yoksul insanların kapılarına götürülecek gıda torbaları ve birkaç yüz kilo kömür, meselenin seçim zemininde, yani siyasi olarak çözülmesine, daha doğrusu üstünün kapatılmasına belki yine yetebilirdi.

Ama bu defaki başka.. Bu iş sandığa sığmayacak görünüyor!


DİĞER YENİ YAZILAR