AKP’nın A’sı kopmak üzere

Haberin Devamı

Adalet ve özgürlük, insanoğlunu en erdemli canlı katına çıkaran değerlerdir.

Ülke on yılı aşkın zamandır adı “adalet”le başlayan bir iktidar tarafından idare ediliyor.

Ama ne garip ki adalet ve özgürlük değerleri en acıklı geriye gidişi bu iktidarın yönetiminde yaşıyor.

Danıştay üyesi Prof. Ali Ulusoy bir panelde, ciddi bir devlet için utanç verici olacak çarpıklığı şöyle tarif ediyordu:

“28 Şubat döneminde laiklerin haklarını korumak kolaydı yargı için. Zor olan dindarın hakkını korumaktı. Şimdi de Kemalistlerin haklarını korumak kolay değil.”

Neden?.. Çünkü yargının, yargıcın siyasi iktidardan etkilenmemesini sağlayan bir sigorta yok sistemde.

“Yetmez ama Evet” referandumu yargının siyasi iktidar tarafından kontrol edilmesi imkânını daraltmadı, genişletti.

Artık iktidar için yüksek yargı organlarından eli boş dönmek riski neredeyse sıfırdır.

Ama bu avantajı kullanmanın bedeli ağır olacaktır.

Uluslararası Af Örgütü’nün 2012 raporu, Türkiye’nin hukuk devleti olma iddiasını yerle bir eden tespitlerde bulundu. İşte onlardan biri:

“Türkiye binlerce kişiyi adil olmayan yargılamalar sonucu mahkûm ederek cezaevlerinde çürümeye bıraktı..”

Başbakan’ın “devlet içinde devlet” diye tanımladığı özel yetkili mahkemelerin varlığı sözde son bulmuştur. Çünkü adaletine güven kalmamıştır.

Ama hak edilmemiş suçlamalarla özgürlükleri ellerinden alınan binlerce insan bu özel mahkemelerin elinde eza cefa çekmeye devam ediyor.

Halk çoğunun masum olduğunu hissediyor, biliyor.

Adil yargılanma hakkından mahrum bırakıldıklarını da biliyoruz.

Dikkat: AKP’nin A’sı kopmak üzere.

Acele onarmak gerekiyor; görüyoruz!

Kafa kıyak mıydı?

Başbakan “Gece gündüz içen, kafa kıyak gezen bir nesil istemiyoruz” dedi.

Şöyle devam etti:

“Uyanık olacak, diri olacak, bilgi ile mücehhez olacak. Böyle bir nesil istiyoruz, bunun adımlarını atıyoruz.”

Alkole erişimi zorlaştıran yasa çıkarmak buna yetiyorsa iyi.

Sigaradan sonra içki kadehleri de buzlanacakmış TV ekranında. İnşallah bu tedbir gençlerin merakını tahrik etkisi yaratmaz.

Hükümetin son değişiklikten önceki Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay şöyle bir yorum getirmiş:

“Başkasının yediğine içtiğine karışmak kolay; marifet insanın kendisini haramdan, haksızlıktan sakınması. Hayırlı cumalar...”

Kafa kıyakken söylenecek sözler bunlar; günahı boynuna!

DİĞER YENİ YAZILAR