Bir düş, bir düşünce, eyleme geçmiş olmasa bile suç olur mu, suçlanabilir mi?
AKP'nin Antalya kampında Başbakan Erdoğan bu soruya "evet" dedi. Konuşması hiç bir tereddüde yer bırakmıyor:
"Anayasa'nın değiştirilemez ilkeleri doğrultusunda Türkiye'nin çağdaş bir devlet ve çağdaş bir toplum olma idealine yürümesi dışındaki seçenekleri akıllarından bile geçirenler, çocuklarımızın geleceğine karşı suç işlemektedirler!"
Cesur bir tavırdır bu.
Seçim kazanan her parti hükümet olabilir ama cumhuriyetin temel değerleriyle barışık olduğu güvenini vermeyen, iktidar olamaz.
Bu gerçeği Refah ve Fazilet tecrübesini yaşayarak AKP'yi kuranlar yazık ki "ders alıp değiştik" iddiasını kanıtlayamadı.
Bazı kararlar ve eylemler, iktidar partisinin samimiyeti hakkındaki şüpheleri derinleştirdi ve ülkeye en azından zaman kaybettirdi.
Hatalar zinciri..
Her şey türban inadına aday olan Bülent Arınç'ın Meclis Başkanı seçilmesiyle başladı. Komutanlar, devlet protokoluna eşi yardımı ile türbanı sokan Arınç'a tavırlarını 2,5 dakikalık ziyaretle belli ettiler.
Ordunun, içinde oluşan irtica unsurlarına karşı yasal savunma tedbiri, bu tür personeli uzaklaştırmaktır. Başbakanlığı döneminde Gül Yüksek Askeri Şûra kararına muhalefet şerhi koydu. Genelkurmay Başkanı bu tavrın irticaya cesaret verdiğini söyledi.
Daha sonra Milli Görüş Teşkilâti'nı ve Fethullah Hoca okullarını koruyan Dışişleri Bakanlığı genelgesi açığa çıktı. Orgeneral Özkök buna da "ciddi şekilde rahatsızız" sözleriyle tepki gösterdi.
Ardından 23 Nisan resepsiyonunu boykot, "laiklik ilkesinin önemini ve titizlikle korunmasını" vurgulayan 30 Nisan MGK toplantısı ve nihayet "Cumhuriyeti koruma ve kollama görevini TSK'nın ödünsüz yerine getirmeye demokratik yollarla devam edeceğini" bildiren Genelkurmay açıklaması geldi...
İspat zamanı..
AKP liderinin dünkü konuşması, bütün bu mesajların alındığını gösteriyor.
Daha önemlisi, partiye yönelik takıyye şüphelerini gidermek yolunda inandırıcı adımların atılacağı işaretini veriyor.
Erdoğan ideolojik önyargılara, ufuksuz, vizyonsuz dar bakışlara, kutsal değerlerin istismarına ve Türkiye'nin ortak değerlerinin tartışma konusu yapılmasına AKP'de yer olmadığını söyledi.
Güzel ama şimdi, bu hedeflere bağlılık konusundaki samimiyeti ispatlayacak icraatı göstermeye sıra gelmiştir. Çünkü herkes "Lâfa doyduk" diyecektir.
Öte yanda Milli Görüş uzantıları ise Erdoğan'ın siyaset alanını daralttığını, başarı şansını azalttığını söyleyeceklerdir. Söylesinler...
Din sömürüsünün iktidara kanat değil pranga taktığını örümcek kafalar dışında herkes görmüştür.
Tayyip Erdoğan'ın asıl sınavı yeni başlıyor.
AKP mesajı aldı
Bir düş, bir düşünce, eyleme geçmiş olmasa bile suç olur mu, suçlanabilir mi? AKP'nin Antalya kampında Başbakan Erdoğan bu soruya "evet" dedi. Konuşması hiç bir tereddüde yer bırakmıyor
Haberin Devamı

