AKP küçülür!

Batılı düşünce kuruluşları farklı tahminler seslendirmeye başladılar

Haberin Devamı

Batılı düşünce kuruluşları farklı tahminler seslendirmeye başladılar.

Diyorlar ki “Erdoğan Cumhurbaşkanı olursa AKP genel seçimden tek parti iktidarı olarak çıkma şansını kaybedebilir...”

Barajı geçen partiler üçe, dörde çıkarsa AKP oyları artsa bile bu dedikleri olabilir.

Merkez sağdaki iki parti toplumsal vicdanın ve tarihsel sorumluluk bilincinin çağrısına uyarak birleşme yoluna girdiler.

Solcular da, kibir ve egoizmleri ile ülkeye verdikleri zararları sağdaki birleşmeyi izlerken büyük ihtimalle hatırlayacaklar ve bir pişmanlık hamlesinin ilhamını yakalayacaklardır.

Aslında partilerin bugünlerde AKP’nin laikliğe sadakatinden şüphe duyan kitleyi, siyasi tercihlerine göre paylaşması ve hızla seçim programlarını yazıp açıklamaya başlaması lâzım.

Başbakan Erdoğan Çankaya’ya çıkacak olursa genel seçimlerde AKP’nin oy kaybı tahmin edilenden daha fazla olabilir.

14 Nisan mitingi bunun işaretini verdi.

AKP’nin oy kaybı, Erdoğan gibi karizmatik bir lideri kaybetmiş olmasından ileri gelmeyecektir. Batılı stratejistlerin çoğu Abdullah Gül’ü daha sakin karakterli, açık fikirli ve daha avantajlı buluyorlar.

AKP buna rağmen düşüş yaşayacaktır. Partinin eline geçirdiği devlet gücünü uzlaşmaya kapalı ve hoyratça kullanmasının halkta uyandırdığı öfke ve tedirginlik bu sonucu hazırlayacaktır.

Cumhurbaşkanlığı seçim takvimi işlemeye başladığı halde bu aşamada bile en demokratik, en halktan yana, en akılcı çözüm biçimi, iki turlu seçimle cumhurbaşkanını halka seçtirmektir.

Dün ANAVATAN Genel Başkanı Mumcu, üç günde anayasayı değiştirip 40 günde cumhurbaşkanını seçtirmenin mümkün olduğunu söylerken haklıydı.

Aklın sesini reddeden inat, sadece kutuplaşma ve çatışma üretir. İki ayrı Türkiye arasındaki fay derinleşiyor.

Bugünkü seçim sisteminin ürettiği yarış birlik ve barışı teşvik etmiyor.

Bakın AKP’li milletvekili Cebeci, “bindirilmiş kıtalar” benzetmesi yapan liderine yaranmak için “Tayyip Erdoğan’ı destekleyenler Ankara’ya getirilse 1 milyonu çok aşardı” demiş.

Keşke gelseler. Keşke Anıtkabir’e çıksalar. Harem-selâmlık piknikte tesettür değil laik demokratik cumhuriyete bağlılıklarını gösterseler...

O zaman ya Tayyip Erdoğan cumhurbaşkanlığına aday olamazdı ya da cumhurbaşkanı adayı olması kimsenin sorunu olmazdı!

Yine aynı hayalet
Bu gidişle Türkiye’nin adı “İslâm dışı tüm inançların cehennemi”ne çıkacak.

Malatya’da dün yaşanan vahşetin Hristiyan dünyada Türkiye’ye yönelik düşmanlığı, aşağılayıcı ifadelerle ne kadar acımasızca körükleyeceğini tahmin etmek zor değildir.

Hristiyanlıkla ilgili kitaplar satan Zirve Kitabevi’nde katliama uğrayan kurbanların biri Alman, ikisi Türktür. Halka bedava İncil dağıttığı dedikodusu üzerine kitabevinin tehditlere hedef olduğu, fakat benzer meşum olaylarda yaşandığı gibi herhangi bir koruma tedbirine lüzum görülmediği anlaşılıyor. Tuhaf!

Devletin istihbarat örgütleri bu ülkede yaşayan insanların can güvenlikleri ile birlikte Türkiye’nin itibarını da koruyamıyor.

Bu olayda da birçok zanlı yakalanacak ama 18-19 yaşındaki çocuklarımızı cani robot haline getiren çarkın lânetli beyinleri korkarız yine karanlıkta kalacaktır.

Bu hayaletin Türkiye’ye ve Müslümanlığa ihanetini kimler, ne zaman durduracak?

DİĞER YENİ YAZILAR