AKP önderlerinin temsil ettiği değişim, Özal'dan sonra ele geçirilen en büyük fırsattı. Halk seçimde bu yüzden AKP'ye mecliste anayasa değiştirecek bir çoğunluk kazandırdı. Ama Irak savaşı ile ilgili tezkere, AKP önderlerinin temsil ettiği değişimin iktidar icraatına damgasını vuramadığını gösterdi. Tayyip Erdoğan ve Gül, Türkiye'nin ulusal çıkarlarını o tezkerenin geçmesinde görmüşlerdi. Nitekim tezkerenin meclisten dönmesi ardından ekonomik yardımın kaybedilmesi ve güvenlik çıkarlarımızın gerektirdiği tedbirleri almakta zorluklar yaşanması, onları haklı çıkardı.
"Tayyip Erdoğan'la Abdullah Gül'ün toplamı, yeni bir Turgut Özal eder" diyorlar. Peki o halde bu ikili, doğru bildikleri yolda ısrarcı olmaktan niçin kaçındılar? Tezkereyi aynı içerikle ikinci kez getirip güçlerini sonuna kadar kullanmaktan niye sakındılar?
Formül hayalmiş..
Abdullah Gül önceki gün CNN Türk'te Taha Akyol'a şunu diyordu: "Tezkerenin geri dönmesinden sonra gazetelerin Tayyip bey ve benim hakkımda attığı manşetleri unutmayın.." Hatırlatmadan çok itiraf yerine geçen bu sözler "Erdoğan+Gül=Özal" formülünün ham bir hayal olduğunu gösteriyor. Çünkü bu cevap iki önderin, parti için bölünme ve kendileri için itibar kaybı risklerini göze almaktansa ülke menfaatini feda ettiklerini anlatıyor.
Demek oluyor ki meclisteki AKP grubunun Milli Görüş temelli çoğunluğu, Erdoğan'ın "muhafazakâr demokrat" diye tanımladığı çizgiye henüz gelmemiştir... Ve gelene kadar Türkiye, koalisyon hükümetleri tarafından yönetildiği dönemlerin belirsizliklerini yaşamaya, faturalarını ödemeye devam edecektir. Bu çıkıyor..
Milli Görüş sınavı
"AKP Koalisyonu" nün önünde şimdi yeni bir sancılı sınav var: Türkiye ile Almanya arasında "Terörizm ve Örgütlü Suçlarla Mücadelede İşbirliği Anlaşması" imzalandı. Bu anlaşma, Erbakan'ın başını çektiği Milli Görüş teşkilâtını kökten dinci gruplar arasında sayıyor ve Türkiye aleyhinde faaliyette bulunmakla suçluyor. Anlaşmanın meclisten onay alması lâzım.. Talep Başbakan Erdoğan'la beraber çoğu Milli Görüş'ün eski destekçisi olan bakanların imzalarıyla meclise geldi.
Erdoğan ve bakanların değişim iddialarını imzaları kanıtlıyor.Peki Milli Görüş bakışı ile tezkereye "hayır" diyen yüz dolayındaki AKP milletvekili, Milli Görüşü mahkum eden bu anlaşmaya onay verecekler mi? 3 Kasım'da halk eskileri toptan tasfiye ederken o kadar öfkeliydi ki "değiştim" diyen Erdoğan'ın arkasındaki ekibin kalitelerine hiç bakmadı.
Bu tedbirsizlik AKP'yi parti olmadan iktidar yapmıştır.Ülke bu yüzden ağır bedeller ödemeye devam edecek mi?Tayyip Erdoğan'ın lider sıfatını ne kadar hak ettiğine bağlı bu!
AKP koalisyonu!
AKP önderlerinin temsil ettiği değişim, Özal'dan sonra ele geçirilen en büyük fırsattı. Halk seçimde bu yüzden AKP'ye mecliste anayasa değiştirecek bir çoğunluk kazandırdı
Haberin Devamı

