AKP fil gibi!

Haberin Devamı

Siyasi iktidar devletin tüm hayati organları ile kavga halinde. AKP hırçınlaştıkça kontrolu kaybediyor.
Demokratik hukuk devleti değerlerini sindirememiş bir ruhun tatmin ararken verdiği rahatsızlık ve yarattığı tahribat, epeydir gözleniyor, nereden ve ne zaman patlak vereceği merak ediliyordu.
AKP, Türk Milleti adına egemenliği tek başına seçilmiş iktidarın kullanacağında, yani çoğunluk diktasında ısrar ediyor. Oysa Anayasamız milletin egemenliği, yetkili organlar eliyle kullanacağını yazıyor.
Hükümet ve meclisi kontrol etmek AKP’yi tatmin etmiyor. Bağımsızlığını korumaya çalışan yargının üstüne işte bu nedenle gidiyor, deyim yerindeyse sistematik olarak altını oyuyor.
Yeni anayasa taslağı, türbanla ilgili anayasa değişikliği girişimi, kapatma davası nedeniyle Yargıtay C. Başsavcısı’nın hedef gösterilmesi, iktidarın yargı üstünde dış baskı oluşturması, “üçüncü yol” tartışmaları çerçevesinde Anayasa Mahkemesi’ne kapatma dışında bir karar dayatılması ve nihayet yargıyı iktidar uydusu yapacak “Yargı Reformu Strateji Taslağı”nın milli kurumlarımızın görüşü alınmadan AB komiserine verilmesi...
Yargıtay Başkanlar Kurulu dün AKP iktidarına karşı benzeri görülmedik ağırlıkta suçlamalar ve eleştiriler getiren bir bildiri yayınladı.
Bu bildiri, eleştirilerin dozuna ve ortaya koyduğu direnme iradesine bakıldığında rahatlıkla “muhtıra” diye nitelenebilir.
“Muhtıra” siyasi iktidarın kendi hedefleriyle yabancıların emellerini birleştirdiği ithamını da ortaya koyuyor. Ve şöyle bir dramatik tespitte bulunuyor:
“Tüm bu gelişmeler (...) tarafsızlığı sağlama adı ve aldatmasıyla, yürütmeye yandaş, onu koruyup kollayan ve onun tarafından denetlenen bir yargının oluşturulmasının amaçlandığını belgelemeye yetmektedir!”

Vahamet ortada

Bu sert teşhisi şöyle bir hüküm cümlesi izliyor:
“Hedeflenen budur. (Yani iktidar emrinde bir yargı) Ancak asla unutulmamalıdır ki, insanlık tarihi böylesi güdümlü yargı ile varlığını sürdürebilen, bireyini güvenli ve mutlu edebilen (...) hiçbir millet ve devlete tanıklık etmemiştir.”
Bildiri kabul etmek zorundayız ki serttir, hatta rencide edicidir. Ama “iktidar bunu hak etmedi mi?” diye sorulduğunda hiçbir vicdan sahibi Yargıtay’ın haksızlık yaptığını söyleyemeyecektir.
Zaten Adalet Bakanı Şahin’in hükümet adına verdiği tepki bile Türk yargısını mücadeleye sokan şartların vahametini kanıtlamaya yetiyor. Bakan Şahin Yargıtay bildirisi için çok seçkin (!) bir devlet adamı değerlendirmesi yaptı. “Dam üstünde saksağan” dedi.
Bir Adalet Bakanı, ülkesinin Yargıtay’ını saçmalamakla suçlayamaz. Bu, hiçbir siyasetçinin haddi olamaz.
AKP ülkeyi inanılmayacak kadar kötü yönetiyor. Hedef olduğumuz kabalık ve ilkelliği ancak camcı dükkânına girmiş bir fil temsil edebilir. Terbiye görmemiş bir fil.
Başbakan Erdoğan’ın frene basacak basireti göstermesini diliyoruz.

DİĞER YENİ YAZILAR