Asker-sivil ilişkileri konusunda AB’deki sicilimize bir olumsuz kayıt daha düştü.
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Büyükanıt, DYP lideri Ağar’ı hedef alan o ağır sözleri hangi nedenle sarfetti?
Ağar geçen hafta Diyarbakır’da iki önemli mesaj verdi:
1. “Benim dönemimde asker konuşamaz. Asker konuşuyorsa hükümet yok demektir!”
2. “Bunların (örgüt üyeleri) dağdan inmelerini sağlamalı. Dağda silâh sesleri olacağına düz ovada siyaset yapsın!”
Büyükanıt’ın cevaplama kararını, enine boyuna düşündükten sonra verdiği anlaşılıyor.
Türkiye’nin geleceği ile, rejimin laik yapısıyla ilgili konuştuğunu belirterek bunların iç siyasetle ilgisi olmadığını savunuyor ve şunu diyor:
“O zat iktidarda olsa da biz bu konuları konuşuruz!”
Büyükanıt ve Ağar, PKK’nın çökertildiği dönemde sivil ve asker kanatların tepe yöneticileri olarak silâh arkadaşı olmuşlardı. Büyükanıt’ın Ağar’dan “o zat” diye söz etmesi, eleştirisinin çok incitici etki yaptığını gösterir.
Büyükanıt, Ağar’ın “düz ovada siyaset yapsınlar” sözlerini de “genel af çağrısı” diye yorumlayarak şiddetle kınadığını söylüyor.
Siyaset biraz da risk alma sanatıdır. Ağar terör konusunda kendisinden beklenmeyen bir çıkış yapmıştır. Doğrudur, yanlıştır; bunu sorgulayıp irdeleyecek olan siyasettir. Ama asker buna izin vermemiştir.
Ciddi bir arıza var...
Devletin sorumlu kişileri irtica ve terör konusundaki görüşlerini birbirlerine kamuoyu üstünden aktarıyorlarsa birbirleri ile konuşamıyorlar demektir.
Çare bulma mevkiinde olanlar şikâyetçi rolüne girerek bu sorunlara halkın mı çare aramasını istiyorlar?
Böyle bir saçmalık olamayacağına göre devletin üst katlarındaki iletişim güçlendirilmelidir.
Cumhurbaşkanı MGK’yı daha işlevsel hale getirmelidir. “Asker konuşmasın” diyen siyasetçi askeri tahrik etmemelidir. Siyasi iktidar da ordusu dahil devletin tüm kurumlarına sahip çıkmalıdır.
Ağar’ın askere yönelik eleştirilerini Orgeneral Büyükanıt’tan önce Başbakan Erdoğan göğüslemiş olsaydı siyasete yeni bir asker müdahalesi yaşanmayacaktı.
Dua eden Atatürk
AKP Seyhan İlçe Başkanlığı, Cumhuriyet Bayramı anısına halka “dua eden Atatürk” posteri dağıtmış.
Sömürü sayarak köpürenler olur mu; bilmiyoruz ama ben halkın Atatürk’le ilişki kurmasına yardımcı olacak her eylemin yararına inanırım.
Resimde tahrifat yok. Atatürk’ün birinci meclisin açılışında üyelerle dua ederken çekilmiş resmi oradan çıkarılmış, Türk bayrağı ile bütünleştirilmiş. O tarihte ne cumhuriyet, ne laiklik vardı. O nedenle bu resim olsa olsa Atatürk’e “dinsiz” iftirası atanları kızdırır.
Bir de AKP’nin Seyhan örgütünü borç altına sokar. Atatürk’ün şöyle bir endişesi vardı:
“Bana muhalif olanlara bir şey demem. Olsunlar. Fakat muhalif oldukları halde beni seven halka karşı kendilerini benimle göstermeye kalkışmaları... Hayır!”
Şüphe ettiğim için değil, yardımcı olmak için hatırlatayım dedim!

