Aile boyu cinayet

Dün akşam İstanbul’un Bahçelievler semti, kalp taşıyan hiçbir insanın düşmanına dahi dilemeyeceği bir acıya sahne oldu

Haberin Devamı

Dün akşam İstanbul’un Bahçelievler semti, kalp taşıyan hiçbir insanın düşmanına dahi dilemeyeceği bir acıya sahne oldu.

Beş yaşında, dünya güzeli bir kız çocuğu olan Dilara, annesi Songül Dumru ile beraber ağabeyini okuldan alıp evlerine dönerken mutluluktan uçuyordu.

Cehalet, sevgisizlik ve sorumsuzluğun onlara yolları üzerinde uğursuz bir ölüm tuzağı kurduğunu kim tahmin edebilirdi.

Dilara hoplaya zıplaya yürürken, anne Songül Dumru, güzel kızının bir anda elinden kayıp gittiğini hissettiğinde her şey bitmişti.

Büyükşehir Belediyesi ve Bahçelievler Belediyesi’nin işbirliği ile yürütülen bir dere ıslah çalışması kapsamında kanallar kazılıp rögarlar yapılmış, fakat bir rögarın üstü demir kapağı ile değil, bir karton parçası ile kapatılmıştı.

Songül’ü, kurbanlarını piyango çeker gibi seçen sadist bir caninin planlayabileceği türden bir tuzak yuttu, aldı, götürdü.

Talihsiz kızın cansız vücudunu, olay yerinden 4 kilometre uzaktaki Ataköy çıkışında babasının kucağına verdiler.

Dilara cennete gidecek ama annesi, babası bu dünyada cehennemi yaşayacaklar acılarıyla. Peki asıl cehennemlikler?

Bu olay cinayetten de öteye bir ailenin toptan katlidir. Hiçbirimiz emniyette değiliz.

Rögarı kartonla kapatan, bu tuzağı görmeyerek faciaya davetiye çıkaran kim varsa, denetçi belediyelerden müteahhit firmanın sorumlularına kadar hepsi bilinçli taksir suçu işlemişlerdir.

Bu olay bir kaza değildir.

Facia davet edilmiştir.

Suçlular bulunmalı ve en ağır cezalara çarptırılmalıdır. Bunun takipçisi olacağız.

Görevimiz yalnız Dilara’nın intikamını almak değil, gözlerini kazanç hırsı bürümüş cahil ve sevgisiz yok edicilerin elinden öbür Dilara’ları kurtarmaktır.

*****

Doğru hedef
Dün DTP’nin olağanüstü kongresi toplandı. Genel Başkan Ahmet Türk, baraj engeline rağmen hedeflerinin seçimde TBMM’ye girmek olduğunu söyledi.

VATAN’ın geçen Haziran’da haberini verdiği yöntemi uygulayacaklar. DTP adayları seçime bağımsız olarak girecekler, mecliste parti grubunu oluşturacaklar.

Parti lideri Ahmet Türk dün kongrede “Biz bunu etnik kimlikle değil Türkiye demokrasi güçleriyle blok oluşturarak yapacağız” dedi.

Demokrasi ve diyalog çağrısı yapanlardan samimiyet ve tutarlılık bekleyen DTP lideri Türk herhalde kendisinin de aynı borç altında olduğunu takdir edecektir.

Böyle bir sorumluluk, seçimleri teröre bulaşmış kişileri kurtarmak amacıyla kötüye kullanmaktan DTP’yi, önündeki ve arkasındaki yöneticileri men etmelidir.

Kuzey Irak’ta federal Kürt devleti yapılanması süreci, Kürt sorununa yönelik siyasette daha hassas ayarlar gözetme gereğini gündeme getiriyor.

DTP’nin seçimde uygulamayı düşündüğü yöntem bu partiye 35-40 dolayında milletvekili kazandıracaktır. 2002 seçiminde baraj yüzde 5 olsaydı DTP’nin devamı olduğu DEHAP 53 milletvekili çıkaracak, 363 milletvekili çıkaran AKP ise 266 milletvekiline sahip olacaktı.

CHP ve MHP ile beraber mecliste dört grup oluşması halinde iktidarla ilgili hesapların çok değişmesi söz konusu olacaktır ama DTP’nin mecliste temsil edilmesi AKP için bile desteklenmeye lâyık bir hamle kabul edilmelidir.

Kürt kökenli vatandaşlar demokratik olarak temsil edildiklerine, bu sayede sorunlarının daha kolay çözüleceğine inanmalıdırlar.

Bu bütün partilerin çıkarınadır ve hedefi olmalıdır.

Çünkü yalnızlık duygusu bu bölge halkını Kuzey Irak’taki oluşuma her geçen gün daha çok sempati duymaya itebilir.

DİĞER YENİ YAZILAR