AİHM kimleri işaret ediyor?

Haberin Devamı

TBMM eski Başkanı Arınç dün yine tartışmaya açık şeyler söyledi:
“Demokrasilerde sandık ve seçimi temel ilke kabul edenler şunu da bilmelidirler ki iktidarların el değiştirmesi kanlı olmamalıdır, şeytanî olmamalıdır, entrika dolu olmamalıdır, müdahalelerle karşılaşmamalıdır. Halkın iradesi hür ve serbest olmalı, sonucuna da herkes katlanmalıdır.”
Kim itiraz edebilir bu söylenenlere..
İktidar elbette halkın hür iradesiyle, hilesiz, hurdasız, kansız olarak seçimi kazanan partiye verilmelidir.
Ama dikkat, devletin tapusunu almak değildir hükümet olmak. İktidar bir emanettir ve bağlı kalacaklarına yönetenlerin namus yemini ettikleri değerler ve kurallar çerçevesinde kullanılan bir yetkidir.
“Sandık devleti” yok artık dünyada “Hukuk devleti” var.
Hukuk devleti de bütün iktidarlardan aldıkları oyun oranı ne olursa olsun Anayasa’nın koyduğu temel düzene uyarak hareket etmesini istiyor.
Devlet, kurallara uymayan, yani suç işleyen iktidarları bir şekilde durduruyor.
Halk mı yargılasın?
Demokratlık şovu yapanlara bakmayın siz; Anayasa’nın dışına çıkan bir iktidara yargının müdahalesini kınayanlar, askeri darbelere gerçekten karşı olamazlar.
Çünkü yoldan çıkmış bir iktidarın yaratacağı tehlikeye karşı askeri müdahale felâketinden sistemi koruyacak tek sigorta, işine karışılmasına asla izin verilmeyen, bağımsız bir yargı organıdır.
Bülent Arınç da bunu bilir ama söylemez. Hatta daha ileri gidip dün olduğu gibi yargıyı etkilemeye yönelik baskıcı cambazlıklar için kullanır yeteneğini.
Neymiş; araştırma yapmışlar, halkın yüzde 70’i kapatma davasının ekonomiyi ve AB sürecini kötü etkileyeceğini, yüzde 60-65’lik bir kesim de kapatılmayı “haksız” bulduğunu söylemiş...
Arınç bu konuşması ile “Egemenlik milletindir; AKP kararını mahkeme değil halk versin” demek mi istiyor?
Aynı konuşmasında “Milletin bağrına bastıklarını yasa dışı yollarla yok etmek isteyenler emellerine ulaşamayacaklar” diyor.
Anayasa Mahkemesi süreci mi yasa dışı yol oluyor?
Kendilerine suç işleme imtiyazı mı talep ediyor?
Korkutan gerekçe
Dün bunları düşünürken Ankara’dan bir haber geldi:
Fazilet Partili Merve Kavakçı ve Nazlı Ilıcak’ın açtıkları dava ile ilgili AİHM’nin geçen yıl verdiği kararın resmi tercümesi tamamlanıp yayınlanmış.
Kararın bu nedenle güncelleşmesi Arınç’ı herhalde telâşlandırdı. Çünkü Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi...
1. FP’nin kapatılmasını örtülü biçimde onaylıyor.
2. Kavakçı ile Ilıcak’ın türban eylemi nedeniyle siyasi haklarına getirilen kısıtlama cezasını, rejimin laik yapısını koruma amacı taşıması nedeniyle meşru kabul ediyor.
3. Laiklik ilkesinin Türkiye’deki demokrasi açısından önemine dikkat çekiyor.
4. Fazilet’in genel başkanı ve yardımcısının bir yaptırıma hedef olmamasının Kavakçı ile Ilıcak’a verilen siyaset yasağı cezalarını “orantısız” hale getirdiğini belirtiyor.
AKP davasının da ağırlığı türbandır. Ve AİHM’nin Türk yargısına yaptığı “yukarıdaki sorumluları unutma” uyarısı çok önemlidir.
Arınç’ın rahatsızlığı bu bakımdan haksız değil ama seçtiği yol çözüm olamaz.
Hukukla çatışarak değil, ona saygı göstererek belki sonuç alabilirler.
Fazilet bunu yapamadı çünkü iktidardaki ömrü yetmedi.
AKP’nin önünde icraatla destekleyeceği uzun bir savunma dönemi bulunuyor!

DİĞER YENİ YAZILAR