Ahlâksız teklif

Haberin Devamı

Anayasa Mahkemesi engelini aşma umudunu iktidar iyice kaybetti galiba...

Adalet Bakanı’nın “CHP paketi Anayasa Mahkemesi’ne götürmezse hâlâ uzlaşma ihtimali var” demesi böyle bir umutsuzluğa işaret ediyor.

Bakan’ın sözünü ettiği senaryo çalıştığı takdirde AKP ile CHP anlaşarak paketi 367 üstünde bir oyla meclisten geçireceklerdir.

Bu sayıdaki oy desteği referandumu zorunlu kılmıyor.

Anlaşma, parti kapatma şartlarını neredeyse imkânsız hale getiren ve üst yargı kurumlarını iktidar buyruğu altına sokan maddelerin Cumhurbaşkanı tarafından referanduma götürüleceği garantisinin sağlanması şartına dayanıyor.

İki hafta önce Baykal’ın formüle ettiği uzlaşmanın hemen hemen aynı.

Ama o kadarla kalmıyor, sonrası çok önemli bir şartı dayatıyor:

“CHP paketi Anayasa Mahkemesi’ne götürmeyecek!”

Kumar oynamayın

Deniz Baykal’ın tepkisi haklı, koyduğu teşhis yerindedir:

“Bu öneri hükümetin hukuka saygısızlığı ile hukuk devleti anlayışını pazarlık konusu yapan, hukuki denetimden kaçan bir anlayışı yansıtmaktadır. Bu bir ahlâksız tekliftir!”

Gerçekten de yaptığı işin hukuka ve ahlâka dayandığından emin olan bir iktidar ana muhalefete böyle bir şart koşmaz.

Çünkü demokratik hukuk devletine yönelik bir tehlike karşısında anayasal güvenceleri harekete geçirmek muhalefetin sadece hakkı değil yükümlülüğüdür.

Demokratik hukuk devletinin sigortalarını gerektiği anda işletmemek, gerekçesi ne olursa olsun kumardır. Kumara merakı olan kendi cebinden oynasın, ülkenin rejimin kaderini sermaye yapmasın!

Tabii ki doğru olan yargı ile ilgili üç konunun ayrılarak millete götürülmesidir.

O zaman kafalar berraklaşacağı için değişikliğin sandıktan geri dönmesi daha kolay olacaktır.

Son günlerde dolaşıma çıkarılan şu söyleme karşı da uyanık olmak lâzım:

“Paket, içindeki tatlandırıcılarla halka götürülse bile EVET çıkmayacak. O nedenle referandumun önünü tıkayarak AKP’ye yeni bir mağduriyet bahanesi, seçim avantajı vermeyelim.”

Dikkat... Dikkat...

Aynı değirmene su taşıyan başka bir oyundur bu. Tahrik edici bir tuzak.

Bazı sorumluluklar, siyasi manevralara feda edilemez.

Çünkü halka cazip gelecek hak ve imkânlar bu oltanın yemini oluşturuyor. Ama o yemin örttüğü “zoka” hukuk devletinin katline yol açacaktır.

Kumar bile oynasanız, karşınızdaki dürüst değil.

AKP’ye mağdur rolüne girmenin avantajını kullandırmamak için Anayasa Mahkemesi’ne gitmekten vazgeçmenin sonuçları ne olabilir?

1. Referandum’dan “Hayır” çıkar AKP boyunun ölçüsünü alır;

2. Yeme atlayan halk zokayı yutar, Türkiye Orta Doğu modeli bir diktatörlüğe bir adım daha yaklaşır.

Böyle bir kumarı göze almaktansa AKP mağduriyet sömürüsü yapmanın varsın avantajını elde etsin.

Zaptedilmiş, boyun eğdirilmiş bir yargının sebep olacağı yıkım, AKP’nin bir seçim daha kazanmasından daha ağır olur çünkü!



DİĞER YENİ YAZILAR