Çağdaş şair ve düşünürlerden Lübnanlı Halil Cibran bakın çocuklar için ne demiş:
"Sizin diye bildiğiniz evlâtlar gerçekte sizlerin değildirler; sizlerin yanındadırlar ama sizlerin malı değildirler.
Çünkü onların canları, geleceğin sarayında oturur ve sizler düşlerinizde bile orayı ziyaret edemezsiniz.
Kendinizi onlara benzetmeye çalışabilirsiniz ama onları kendinize benzetmeye kalkışmayın hiç. Çünkü hayat ne geriye gider ne de geçmişle ilgilenir."
Bingöl'deki facia yüzünden kendinizi ilâhi emirleri çiğneyen günahkârların ruh azabı içinde hissetmiyor musunuz?
Yerleri geleceğin sarayları olan o canlara Bingöl'deki yatılı bölge okulunun harami şatosunda kimler kıydı?
Bu ihaneti cezalandıracak adaleti dünya gözü ile göremeyecek miyiz?
Başbakan, enkazı kaldırdıktan sonra müteahhitlerle ilgileneceklerini söyledi dün.
Niçin sonra? Hırsızlık varsa buna enkazı kaldıranlar mı bakacak? Devlet, aynı anda bütün uzuvları çalışan bir organizasyondur. Bırakalım bu avutma oyunlarını..
"Acının sıcağı haksızlık yapar, masumlara zarar verir" deniyorsa, halkın da acısına saygı gösterilmeli, değil mi?
Valilik önüne toplanan halkın üstüne polis aracı sürmek, dürbünlü tüfek taşıyan kar maskeli polislerin havaya ateş açması neden?
Devlet şefkatini böyle bir günde değilse ne zaman gösterecektir?
O savaş görüntülerini TV'lerinde izleyecek olan dünya halklarının Türkiye hakkında oluşacak yargısı bu ülkeye haksızlık ve kötülük değil midir?
Olaylar ardından Bingöl Emniyet Müdürü'nün görevden alınması, devletteki değişimin ümit ışığı sayılabilir. Ama emin olmak için, hırsızlara ve hırsızlığa karşı ne yapılacak; onu beklemeliyiz.
İhale yasası ve yapı denetimi ile ilgili yasada yapılan değişikliğin çare olmayacağı görülmüştür. 180 metre kareye kadar olan konutlar ve kamu inşaatları, denetim şirketlerinin görev alanları dışında tutuluyor. Neden?
Gecekonduculara ilişilmesin, kamu yapılarındaki hırsızlık ve rüşvet çarkına çomak sokulmasın diye mi?
Evet, kanun koymak ve onlan çiğnemek en çok yaptığımız şey.
Ama yeter. Çünkü yalnız insanlar değil, doğa da isyan ediyor artık!
Cahil cüreti mi bu?
Türkiye Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Başkanı Kaya Güvenç'in gürültüye giden önemli uyarıları oldu.
Hükümet, orman vasfını kaybetmiş Hazine arazileri üstündeki yapıların sahiplerinden 25 milyar dolar toplamayı hedefliyor. Devlet bunları yıkamıyor, bari parasını alsın.
Doğru ama TMMOB Başkanı "Bütçenin nakit ihtiyaçları, halkın can güvenliği riske atılarak çözümlenemez" diyor. Haklı..
Çünkü bu binalar kaçak yapılmıştır, çoğu depremde yıkılacaktır. Hükümet araziyi satmalı ancak sağlamlığı garanti edilmeyen yapıların yıkımını sağlamalıdır.
Güvenç'in bir tespiti de şu: "Depremde yıkılan bütün yapılar ovalarda yer alıyor."
Çünkü ovalar çürük zeminlerdir.
Oralarda konut yapılmaz, tarım yapılır.
Anayasamız da "tarım arazilerinin amaç dışı kullanılmasını" yasaklıyor. Ama şu anda 19 ilde planlanan toplu konutların hepsi ovalara kurulacak.
Yani doğaya ve Anayasa'ya meydan okuyarak hem rızkımızı, hem başımızı yiyoruz!
Ah çocuklar!
Çağdaş şair ve düşünürlerden Lübnanlı Halil Cibran bakın çocuklar için ne demiş: "Sizin diye bildiğiniz evlâtlar gerçekte sizlerin değildirler; sizlerin yanındadırlar ama sizlerin malı değildirler."
Haberin Devamı

