Bizde cumhurbaşkanları halka mesaj vermek için özel günleri beklerler.
Böylelikle taraf tutuyor görünmezler ve eleştiri hedefi yapılan kurumlarla köprüleri atmanın yanlışına düşmezler.
Atatürk'ün askeri ve mülki idarecilere işgale karşı direnmeleri için yolladığı Amasya Tamimi, Kurtuluş Savaşı'nın ilk genelgesidir.
Dün bu tarihi olayın 86'inci yıldönümü idi ve Cumhurbaşkanı fırsatı değerlendirdi:
"Yapay gündemler oluşturarak Cumhuriyet'in temel ilkelerini tartışmaya açmak yerine, onu güçlendirip geliştirecek çağdaş açılımları yaşama geçirmeliyiz.."
Sezer'in sözleri aslında şu tespiti yapıyor:
"Uydurma ve abartma yöntemleri ile oluşturulan tahrik ortamında rejimin laik karakterini tahrip etmeye çalışanlar var. Özgür bir yaşam için ödenen bedelleri unutmayalım, bu oyunlara gelmeyelim.."
Hedef iktidardır..
Cumhurbaşkanı bu uyarıyı herhalde Çankaya'nın kapısına Kur'an-ı Kerim bırakan türbanlı kızlara yönelik olarak yapmadı.
Hedefi, türbanı referandum şantajı yapacak kadar ileri giden iktidardır.
Çünkü içerde ve dışarda sürekli olarak Müslüman kimliğini abartılı şekilde öne çıkaran AKP iktidarı, türban, imam hatip ve Kuran kursu gibi sorunları devamlı gündemde tutarak yıpratıcı bir baskı politikası uyguluyor.
Türbanlı eşlerini alışılmadık ölçüde yanlarında taşıyan AKP önderleri, topluma değişimi kabul ettirmenin misyonunu yürütüyorlar.
Başbakan Erdoğan'ın dün partisinin meclis grubunda yaptığı konuşma, Cumhurbaşkanı Sezer tarafından yapılan saptamanın iki unsuruna da örnek gibiydi.
Kasıtlı takıntı var
Erdoğan Erzurum'daki olaya konuşmasında geniş yer ayırdı.
"Evlâdı üniversiteyi bitiren bir annenin, en anlamlı, en duygusal gününde bile hakarete uğramasına kadar vardırılan bir uygulama, bu milletin hiçbir sağduyulu ferdi tarafından tasvip görmedi, göremez" dedi.
Giyilen çarşaf değildi, hatta dini-siyasi simge sayılan türban da değil, bildiğimiz geleneksel başörtüsü idi. Bu yüzden Başbakan'ın dediği gibi o annenin kapıdan çevrilmesini, askerler dahil kimse hoşgörmedi.
O zaman konuşmasının önemli bir kısmını, bir haftadır sömürülen bu meseleye ayırmasının türbanı gündemde tutma kastından başka ne anlamı olabilir?
Tayyip Erdoğan konuşmasında "çağdaş açılım"a da yer verdi.
Meselâ Türkiye'nin AB'ye uyum sürecinde gerçekleştirdiği reformların tümünü kendi özgürlüğü ve mutluluğu için yaptığını, hiçbirinin taviz olmadığını söyledi.
AB'ye inanmış bir iktidar.. Ve onun zaaflarını dengeleyen bir Cumhurbaşkanı..
Bu şimdilik iyi ama Sezer gittikten sonra ne yapacağız?
Adresi belli uyarı
Bizde cumhurbaşkanları halka mesaj vermek için özel günleri beklerler
Haberin Devamı

