Adil bir mahkeme

Haberin Devamı

Yakın tarihimizin en büyük siyasi davasında “özel yetkili mahkemenin kararları” dün açıklandı.

Sanıkların yakınları salona alınmadı.

Alışılmış bir durum değil bu.

Açıklaması ne olabilir?

Bir VATAN okurunun gönderdiği mail, toplumdaki duyguyu yansıtması bakımından değerli bir ölçüdür.

Diyor ki:

“Aklıselim sahibi insanların itibar etmeyeceği bir mütalaa üzerinden karar oluşturacaklar. Kamu vicdanını rahatsız edeceklerini biliyorlar.”

Sade vatandaşın tahlili sade ve samimidir. İlginç bir şekilde Barolar Birliği Başkanı Prof. Feyzioğlu da aynı yorumu paylaşıyor.

Silivri Cezaevi önünde özetle şunu söyledi:

“Mahkemenin vereceği karar belli. Yargı kararını göğsünü gere gere değil adeta mahcubiyet içinde fısıldayarak vermek istemektedir.”

Ne tedbiridir bu?

Mahkeme acaba, peşinen suçluluğu kabul edilmiş mağdurlarla göz göze gelmeme tedbiri mi almış oluyor?

Aynı eleştiri dün, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’dan da geldi.

Emekli Orgeneral Başbuğ internet sitesinde son sözü milletin söyleyeceğini belirttiği mesajını şöyle bitirdi:

“Bir de unutulmasın ki ilâhi adalet vardır.. Bir topluluğa karşı duymakta olduğunuz kin, sizi adaletten ayırmasın.”

Ergenekon davasının sonunda verilen cezaların 19’unu müebbet hapisler teşkil ediyor.

Sanıkların yaş durumları dikkate alındığında pek çoğu özgürlüklerini tekrar yaşama şansını -dileriz öyle olmaz ama- kolay kolay elde edemeyecekler gibi görünüyor.

Ümit şimdi geleneği yerleşmiş yargı kurumlarından bu kararların geri dönmesidir.

Kurgu darbe planları

İş daha en başta yanlışla başlamıştır.

Özel yetkili mahkeme, olacak şey değildi. Ama kininin intikamını almaya yeminli zihniyetin hükmettiği meclis çoğunluğu, hukuku çiğnemek pahasına “engizisyon” mahkemesine yolu açtı.

Sonra “devlet içinde devlet” hâline geldikleri bizzat Başbakan tarafından tespit edildi ve yetkileri alındı.

Varlıkları sadece gerçekleşmemiş ve ispatlanmamış darbe planlarıyla ilgili davaları tamamlamakla sınırlandırıldı.

Eksik ve yanlış deliller, kurulmuş gizli tanıklar bu davayı sakatlamıştır.

Ergenekon davasının önündeki aşamalar, suçlamaların çürümesine yardımcı olacaktır.

Ankara’da Yargıtay, olmadı Anayasa Mahkemesi, o da olmadı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi...

Eninde sonunda adil bir mahkeme...

Mutlaka bir yerde mağdurların karşısına çıkacaktır!

DİĞER YENİ YAZILAR