Aday olmak kolay değil

Haberin Devamı

Kapının üstüne çarpı işareti koymak veya bir simgeyi kolunda taşımak gibi şeyler...

Fişleme, işaretleme, insan onuruna yapılabilecek en ağır hakaret ve tehdittir.

Toplum kutuplaştıkça bu onur cellatlığı kendi sınırlarından taşmaya, yeni mazlumlar ve mağdurlar üretmeye başlar.

Siyaset yapanlar bu işe soyunmadan önce keşke devlet adamı eğitimi alabilseler.

Anayasa Mahkemesi son dönemde Başbakan’ı çileden çıkaran işlem ve eylemler yaptı.

Özellikle HSYK’nın yapısını değiştiren, Adalet Bakanı’na verilen aşırı yetkileri düzenleyen maddelerin iptal edilmesi ciddi sarsıntı yarattı.

Hukukun üstünlüğünü ve demokrasiyi sindirmemiş toplumlarda algılama yavaş ilerliyor. Mesela aralıktaki rüşvet ve yolsuzluk operasyonları, demokrasisi yerleşmiş bir toplumun başına gelseydi seçimin sonuçları böyle olmazdı.

Şüphesiz o dosyalar buhar olmayacaktır. Ama algılama rötarı nedeniyle etkilerini bir sonraki seçimde ancak gösterecektir.

Hayal edilen ibret hissini de iktidarın ve yargının taraflı tutumu, keskin bir bıçağa dönüşecektir.

Başbakan toplumun ayılmasını hızlandıran uyarıcılara karşı insaflı davranmıyor.

Bütün kötülükler anında muhaliflerin üstüne yapışıyor. Çoğu vergi kaçakçısı olarak suçlanıyor. Tüm ülkeyi kapsayan haberleşme ağında iktidarın hasım saydığı kişi ve kurumlar cemaatin adamı gösteriliyor.

Başbakan “Bu operasyonların arkasında hangi hainlerin bulunduğunu çok iyi biliyoruz” diyor, sonra yeni şartlar sıralıyor:

“Siyaset yapmak isteyen koltuğundan kalkar, cüppesini çıkarır, gelir partilerin çatısı altında siyaset yapar.

Bugün o koltuk, o cüppe sizleri güçlü gösterebilir ama bilesiniz ki bu millete zarar verir..”

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu üyesi CHP Milletvekili Mahmut Tanal, Anayasa Mahkemesi’ni aşağıladığı iddiasıyla Başbakan hakkında suç duyurusunda bulundu.

Yasa, böyle bir soruşturmanın açılabilmesini Adalet Bakanı’nın izin vermesi şartına bağlamış olduğuna göre siyaseti, çeşit çeşit tehlikenin at koşturduğu bu karanlık galeriden kim, ne zaman çıkaracak, kurtaracak?

İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal “Hiç kimse kendi davasının hâkimi olamaz” diyor.

Bu güzel söz çerçevelenip duvara asılmaya lâyıktır.

Ama neye yarar; Türkiye’deki doğruyu ifade etmiyor!

DİĞER YENİ YAZILAR