Başbakanın devirdiği çamın büyüklüğü, güven duygusunu kaybettiğini gösteriyor.
Üniversite camiasını karşısına almaktan kaynaklanan sinir bozukluğunu da tabii..
Cumhuriyet Bayramı nedeniyle Cumhurbaşkanı' nın vereceği geleneksel resepsiyona 67 üniversitenin rektörleri de eşleriyle birlikte davet edildiler.
Bu ilk kez oluyor.
Cumhurbaşkanı Sezer'in vermek istediği mesaj belli. Ama gazeteciler, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü'nün tutuklanmasıyla tırmanan gerilim sürecinde Çankaya'daki resepsiyonun davetli listesini rektörlerle genişleten tercihin anlamını buna rağmen Başbakan'a sormuşlardır.
Başbakan Erdoğan da hoşnutsuzluğunu formüle edemeyip, altından kalkmakta zorluk çekeceği sözler sarfetmiştir:
"Bu sorunun muhatabı değilim. Soruyu muhatabına sorarsanız iyi olur. ikincisi de adama derler ki, bayram değil, seyran değil..."
Bayramın tarifi
Burada "adam" Cumhurbaşkanı Sezer oluyor.
"Bayram değil, seyran değil" dediği de 29 Ekim!
29 Ekim, değil gerçekleştiği çağın, günümüz siyasetçilerinin bile hayaline sığmayacak bir doğuşun, devrimin, mucizenin yıldönümüdür. Eğer 29 Ekim bayram değilse, dünyada bayram olarak kutlanmayı hak edecek bir gün veya olay bulamazsınız!
Biz Başbakan'ın bu sözleri bir sinirlilik hali içinde ağzından kaçırdığını düşünüyoruz. Ayrıca gerçekten öyle düşünen bir siyasetçi dahi olsa, milletin ezici çoğunluğunun duruşuna bakar ve böyle bir tedbirsizliğe sürüklenmez.
Kaldı ki Tayyip Erdoğan iktidarını ve oturduğu makamı, vaktiyle ilkelerine karşı çıktığı Cumhuriyet'e borçludur. Kendisi de bunun farkındadır.
Sadakat şüphesi
CHP lideri Baykal dün şöyle diyordu:
"Anıtkabir'de sap gibi duracaksınız diyenler bugün Atatürk'ün önünde saygıyla başlarını eğmek durumunda kalmışlardır. Cumhuriyet'e karşı büyük siyasi mücadele içinden geçip iktidara gelenler bugün Cumhuriyet'in ilkelerini içerde, dışarda savunma mecburiyeti içindeler.."
Acaba neden?
Sebep sadece değişimin ve gerçeği kavramanın fazileti değildir.. Toplum da bunu bekliyor. AKP Cumhuriyete sadakat konusunda şüphe uyandıran yollarda gezinmekten vazgeçmezse seçmen tabanını genişletmek bir yana, yüzde 34 oyun yansını bile alamaz.
Tayyip Erdoğan, Atatürk ve Cumhuriyet konularındaki kabullerinin artık inanç temelli bir tercih değişikliğine dayandığına ikna etmelidir halkı.
Aksi halde ve hele böyle çam devirmeye devam ederse işi zorlaşır!
Adam ve bayram
Başbakanın devirdiği çamın büyüklüğü, güven duygusunu kaybettiğini gösteriyor. Üniversite camiasını karşısına almaktan kaynaklanan sinir bozukluğunu da tabii..
Haberin Devamı

