Adaletsiz seçim

Gelecek üstüne kurulu filmlerin çoğu yıldız savaşlarını anlatır ve bizim gezegenimiz "Dünya Konfederasyonu" diye anılır

Haberin Devamı

Gelecek üstüne kurulu filmlerin çoğu yıldız savaşlarını anlatır ve bizim gezegenimiz "Dünya Konfederasyonu" diye anılır.

Uzaydan gelen bir tehlike söz konusu olduğunda küresel bütünleşmenin liderliğini hangi ülke yapacak?

Cevabını o günün koşulları tayin eder. Ama Amerika'daki başkanlık seçimine hemen tüm ülkelerin sanki kendi seçimleriymiş gibi ilgi göstermesi, yukandaki soruya bugünün cevabını veriyor.

Tabii bu hiç adil değil.

Çünkü dün Amerika başkanını seçti ama bu seçimi Amerikan halkının tercihleri ve özellikle kendi güvenlik kaygıları belirledi.

Amerikan halkı kendisi için en doğru seçimi yapmış olsa bile acaba bu, öteki ülkelerin güvenlik beklentilerine de aynı doğru cevabı verecek midir? Çok zor..

Ne farkları var?
Bush'un seçimi kazanmış olduğunu dün akşam Kerry de kabul etti.

Bu seçim "Dünya Konfederasyonu"nu kapsayan bir seçim olsaydı Demokrat Kerry kazanacaktı. Çünkü Cumhuriyetçi Bush, dünyada saygınlığını kaybetmiş, neredeyse tüm toplumların nefretine hedef olmuş bir liderdir.

Ama taraflara gerçekçi bakanlar, iki aday arasındaki farkı Coca Cola ile Pepsi Cola arasındaki farkla ölçüyorlar.

Koyu dindarlarla daha entelektüelleri ayıran politika tercihleri dışında "Amerika'nın liderliğini korumak, terörizme karşı güvenliğini sağlamak, bu uğurda Amerika'nın gücünü dünyanın her yerinde tek yanlı kararlarla kullanmak" konusunda Bush ve Kerry birbirlerine alternatif olmuyor.

11 Eylül saldınsının Amerikan halkında yarattığı çaresizlik korkusunu Bush ekibi Bin Laden'in tehdit mesajını da kullanarak ustaca sömürmüş, can alıcı darbeyi buradan vurmuştur.

Risk ve ümitler
Beyaz Saray'a Kerry gelseydi Graham Fuller'in dediği gibi belki daha az dayatmacı ve işbirliğine daha açık bir görüntü verecekti ama Amerika'nın hegemonyasını yaygınlaştırma politikası aynen sürecek, sadece ambalajı değişecekti.

Şimdiki mesele Başkan Bush'un eline geçen büyük fırsatı değerlendirmek için neler yapacağı sorusudur. İkinci ve son dönem başkanlık, pek çok Amerikan başkanında olumlu değişiklikler yaratmıştır.

Bush Türkiye için riski daha az bir alternatiftir. Türkiye'nin AB perspektifine verdiği desteği sürdürürken Irak bataklığından dünyayı kurtaracak yaratıcılığı gösterebilecek mi, Filistin-İsrail ihtilâfını çözme yolunda ağırlığını koyarak terörü besleyen bu adaletsizliğe son vermenin kilit önemini kavrayacak mı?

Bunları bilmiyoruz.

Tahmin yürütebilmek için yeni hükümetini ve yakın danışmanlarını belirlemesini beklemek zorundayız.

Bir süper devletin, öteki ülkelerin kaderinde rol sahibi olmasından kaynaklanan adaletsizliğe karşı keşke daha güçlü olabilsek!

DİĞER YENİ YAZILAR