Başbakanlık Teftiş Kurulu'nun raporu, karanlıkta bekleyen kirli bir gerçeği ortaya çıkardı.
Rapora göre Erol Aksoy'a ait İktisat Bankası'nın batışıi, BDDK eski başkanı Zekeriya Temizel yüzünden devlete 439 milyon dolarlık bir ek fatura getirmiştir.
Kurul "sorumluluğu var" dediği Temizel ve yardımcılarının dava edilmesini talep ediyor.
Başbakan Erdoğan raporu onaylayarak yargı sürecinin kapısını açmıştır.
TMSF Başkanı Ertürk dün CNN Türk'e olayın yorumunu yaptı. Rezaleti kimseye hakaret etmeden zekice ortaya koydu:
"BDDK, İktisat Bankası'na ait off-shore bankasının kapatılarak İktisat Bankası'yla birleştirilmesini tavsiye etmiş. Ama tavsiye belli bazı şartlar içeriyor. O şartlar yerine getirilmeden birleşme sağlanmış. Yani İktisat Bankası'nın borçları artmış, fakat off-shore bankasının sahip olduğu varlıklar İktisat Bankası'na geçmemiş. Çok kurnazca bir operasyon.."
Bile bile lâdes..
Kurnazlık neresinde diyeceksiniz.. Şurada:
BDDK 2000 yılının Kasım'ında İktisat Bankası'nın batık duruma geldiğini tespit ederek "Ya yeni sermaye koy ya sermaye benzeri kredi sağla veya para koyacak yeni bir ortak bul" uyarısı yapıyor. Aynı yazıda, bu temel şartlan yerine getirmenin yanında "Kıbrıs'taki off-shore bankasının tasfiye edilerek İktisat Bankası ile birleştirilmesi tavsiye" ediliyor.
Erol Aksoy temel şartları es geçip off-shore'daki hesapları İktisat Bankası'nın Malta Şubesi'ne aktarıyor.
BDDK da seyrediyor. "Öyle hinlik yok, sermayeni artırmadan bu birleştirmeyi kabul etmem" demiyor.
Üç ay sonra BDDK, battığını çok önceden bildiği İktisat Bankası'na el koyunca ne oluyor? 439 milyon dolar tutarındaki off-shore borçları devletin sırtına yıkılıyor.
Öteki batıkların binlerce off-shore müşterisi yıkıma uğrarken, örneğin Yurtbank off-shore mağduru Selma Ayçiçek kendisini yakarken Erol Aksoy'un bir avuç müşterisi devletten tıkır tıkır paralarını alıyor.
Seç, beğen, al..
Kurnaz'ın sözlükteki karşılığı şöyle: Başkalarını kandırmasını ve ufak tefek oyunlarla amacına erişmesini beceren, açıkgöz..
Temizel "Ben temizim" diyor. Öyle bir koltukta oturan kişi elbette temiz olmalı. Ama bu olay onu kaçınılmaz bir yol ayrımına getirmiştir.
Çünkü oturduğu koltuk kurnazlara av olmama sorumluluğunu da ona yüklüyordu. Ya kurnazlığı görmezlikten gelerek alet durumuna düşmüştür veya ufak tefek oyunlara düşen kişilere ne ad veriliyor ise o olmuştur.
Gerçeği yargılama sonunda anlayacağız.
Ama toplum vicdanı iktidara başka bir borç daha yüklüyor. Hükümet, kendini yakarak intihar eden Selma Ayçiçek'i unutmamalıdır. O genç kadının intiharı sadece bir isyan değildi, adaleti bulmak için karanlıkta bedenini meşale yapmış bir adanmışlıktı.
On binlerce off-shore ve hazine bonosu mağduruna dayanma gücü veren de o elemli aydınlıkta adaletin çok geç kalmadan bulunacağı umududur.
Kimse unutmasın!
Adaletin ışığı
Başbakanlık Teftiş Kurulu'nun raporu, karanlıkta bekleyen kirli bir gerçeği ortaya çıkardı
Haberin Devamı

