Teşekkür beklemiyorduk ama bu kadarı da pes dedirtecek bir yavuzluktur doğrusu!
Bildiğiniz gibi 23 Şubat'ta Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen hakkında bir haber verdik.
Eximbank'ın 2001 yılında bir dış ticaret firmasına kullandırdığı kredideki usulsüzlük iddiası, Başbakan'in "olur"u ile soruşturulmuş, 15 ay sonra yeminli murakıp raporu BDDK Başkanı'na sunulmuştu.
Rapor, o dönemde banka yönetim kurulu başkanı olan Bakan Tüzmen ile 9 üyenin Hazine'yi zarara uğrattıklarını öne sürüyor ve "emniyeti suiistimal" suçlaması ile haklarında dava açılmasını talep ediyordu.
VATAN bu haberi verirken önemli bir kamu görevi de yaptı. Çünkü...
1. Rapor geçen temmuzda teslim edilmişti ve 8 aydır BDDK Başkanı tarafından tutuluyordu;
2. Kırk gün sonra zaman aşımı dolacağı için kamu zararının hesabını sorma olanağı ortadan kalkıyordu.
Karanlık severler
BDDK yetkilileri "Bizi uyardınız, teşekkürler" demediler, hemen bir gün sonra savcılığa suç duyurusunda bulundular!
Tabii "haber asılsızdır" diyemediler.
Bankanın itibarına zarar vermişiz, müşterilere ait sırları açık etmişiz filân...
Oysa Bilâl Çetin'in olayı ışığa çıkarması bankanın itibarını ve kamunun haklarını koruyacak hukuki reaksiyona imkân tanımıştır. Ayrıca açık edilen bir sır yok, zaman aşımına sokulmak amacıyla gizlenmeye çalışılan bir dosya var!
Bilâl Çetin sayesinde suçlanan Bakan ve çalışma arkadaşlan hakkındaki dosyanın sırra kadem basması önlenmiştir.
Ama yine de olayın kamuoyuna mal edilmesinde gözetilen amaç henüz elde edilmiş değildir. Çünkü BDDK, Bilâl Çetin'in 3 yıla kadar hapsini öngören suç duyurusunu savcılığa sunmuştur ama Tüzmen hakkındaki murakıp raporunu yine göndermemiştir.
O kadarını olsun yapsalardı bari.
Arkadaşımızı "risk aldın ama değdi" diye teselli ederdik. Şimdi "ne şehittir ne gazi" mi diyeceğiz?
Aklama Partisi...
Öncelikle kamuoyunu, BDDK Yönetim Kurulu'nu ve nihayet yanlışın faturasını ödemek zorunda kalacak olan Başbakan Erdoğan'ı uyarıyoruz:
Kürşad Tüzmen'la ilgili zaman aşımının dolmasına sadece 20 gün kalmıştır!
Bu dosyanın göz göre göre zaman aşımına sokulması, iktidarın adalet anlayışı hakkında yıkıcı bir kanaat yaratacaktır.
AK Parti denilmesini istiyorlar ama yakında "Aklama Partisi" diye anılmayı hak edecekler. Çünkü amblemdeki A harfi adaleti değil, adaletten sürekli uzaklaşan icraata yönelik hayret nidasını ifade edecek.
Doğmamış çocuğun varlığına bile el koyan Uzan yasasını çıkarırken bu iktidar "kamunun hakkını hortumcuya yedirmem" gerekçesine dayandı.
Öyle ise Erbakan'ı 11 trilyon liralık Hazine parasını geri ödemeden hapse girmekten kurtarmanın ve Tüzmen hakkındaki suçlamayı zaman aşımından düşürmenin izahı nedir?
Cevabı yok bunun..
Siyasetçiler, cevabı verilmemiş soruların sel etkisi yaratacağını neden iktidara gelince unuturlar?
Adaletin bu mu?
Teşekkür beklemiyorduk ama bu kadarı da pes dedirtecek bir yavuzluktur doğrusu! Bildiğiniz gibi 23 Şubat'ta Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen hakkında bir haber verdik...
Haberin Devamı

