Kandil Dağı’ndan ve Mahmur Kampı’ndan gelenlerin hepsi serbest bırakıldı.
Nasıl karşılamalıyız bu olayı?
Başbakan “Habur sınır kapısında yaşanan manzara karşısında umutlanmamak mümkün mü? Bu bir umuttur. Türkiye’de iyi, güzel şeyler oluyor” dedi.
İçişleri Bakanı “Terörü bitirmek istiyoruz. Devletin bütün unsurları buna kararlı ve hazırlıklıdır. Önümüzdeki günlerde daha iyi haberler duyacağız” dedi.
İktidar önderlerinin açısından bakıldığı zaman sahiden de heyecan verici bir süreç yaşıyoruz. Ama muhalefete bakarsak “terörün devlete teslim olması değil devleti teslim alması” söz konusudur.
Peki gerçek nerede? Bizce gerçek iki iddianın arasında bir yerde duruyor.
İçişleri Bakanı Atalay “eve dönüş”lerin “planın bir parçası” olduğunu söylerken Başbakan Erdoğan bitirici iradenin İmralı’daki elebaşıdan kaynaklandığını iddia edenlere köpürse de, gelenlerin “teslim olan teröristler” statüsünü kabul etmemeleri ve muzaffer savaşçı edası ile barış elçisi rolü oynamaları, halkı rencide etmiş kafaları karıştırmıştır.
Seyyar mahkeme
Eğer bu başlangıç bölücü terörün temelli olarak tarihin çöplüğüne süpürülmesi sonucuna bizi götürecekse bazı yanlışlar ve bazı tavizler görmezlikten gelinebilir.
Fakat iyi amaçlara ulaşmak bahanesi ile kötü araçlar kullananların hesaplarında yanıldıklarına dair yığınla tecrübe yaşanmıştır.
Çünkü kötü yollar alışkanlık olarak kalmış, iyi amaçlar kaybolup gitmiştir.
Sorgular dün sabaha karşı saat 02.20’de bittiğinde, görevlendirilen savcılar PKK’lı beş kişinin tutuklanma talebiyle mahkemeye sevkine karar verdi.
Serbest bırakılan 29 kişiye “gidebilirsiniz” denildiği halde onlar 5 arkadaşları hakkındaki mahkeme kararını beklemekte ısrar ettiler.
PKK’lı 5 kişinin götürülüp Silopi’de sorgulanması gerekirken saat 8’de Silopi’den hâkim getirildi.
.. Ve o 5 kişi de serbest bırakıldı.
Cumhuriyet tarihinde veya başka bir ciddi devletin geçmişinde terör suçlularının ayağına mahkeme gönderildiğine dair örnek var mı?
Çifte standart oldu
Yargı erki, hukuk devleti bu nedenle ağır yara almıştır.
Terörün bitirilmesi için terör suçlularının teslim olmaya özendirilmeleri elbette önemlidir. Ama bu amacı sağlamak için katlanılacak fedakârlığın sınırı mutlaka olmalıdır.
Sabaha karşı evini basarak gözaltına aldığı bilim adamlarını ve gazetecileri neyle suçlandıklarını bile söylemeden 2 yıldır hapishanede tutan devlet, teslim olduğunu bile kabul etmeyen teröristin ayağına hâkim gönderip onları 24 saat dolmadan serbest bırakıyorsa, akıl ve vicdan taşıyan insanların şüpheye düşmeye hakları vardır.
Çifte standartlı adalet olmaz. Adaletsizlik bir çözüm aleti olarak kullanılmaya başlarsa daha büyük felâketler getirir.
Yargıyı harcayan büyük felâkete karşı iktidar sorumluları dikkatli olmalıdır.
Küçük felâket ise gelenlerin serbest bırakılması ile elde edilen sonucu siyasi gösteriye çevirerek kitleleri tahrik etmektir.
Bundan da DTP uzak durmalıdır!
Adalete zarar vermeden...
Haberin Devamı

