Adalete üç destek

Haberin Devamı

Yargıtay 9. Ceza Dairesi tarihin akışını değiştirecek kararlara imza attı.

Yüksek mahkeme Balyoz davasının sanığı olan emekli kuvvet komutanlarının cezaları yanında 36 sanık hakkındaki beraat kararlarını da onayladı.

Dokuzuncu Ceza Dairesi 88 sanık hakkındaki mahkûmiyet kararlarının bozulmasına, tutuklu olanlar varsa, onların da tahliye edilmelerine karar verdi.

Açıklama, cezaevindeki askerler ve yüksek mahkemenin kapısında umutla bekleyen aileleri üstünde yıkım yarattı.

Tutuklu askerlerin imzaladığı bir açıklama Balyoz davasını “Sahte delillerle TSK’nın hedef alındığı, adalet ve bilimin katledildiği bir dava” olarak tarif etti.

Özel yetkili mahkemelerin kötü bir şöhreti var. Ve bu olumsuzluk da sahte delillere ve itibarsız gizli tanıklara lâyık görülen rollerden geliyor.

Silivri’de yargılama sürerken çok işitilen bu şikâyetler halkta adalete karşı derin bir güvensizlik oluşturmuştur.

Dijital sahte deliller konusunda mahkemenin yeterli duyarlılık göstermediği iddiaları, beklentileri sürekli aşağı çekmiştir.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi ise reddetmiştir bu şüpheyi.

“Dijital delillerin elde edilişinin hukuk ve usule uygun olduğu ve delillerin el değiştirdiği iddiasının gerçek olmadığı” kabul edilmiştir.

Bu güvence her şeyi düzgün hâle getirmeye yetmeyecektir.

Özellikle son iki yıldan beri dijital verilerin sahteliğini kanıtlayan bilirkişi raporları havalarda uçuşurken sergilenen adam sendeci tutum güven duygusu üstünde ağır hasar yaratmıştır.

Yüksek mahkeme 25 sanık hakkında verilen mahkûmiyet kararlarını yeterli delil bulunmadığından bozdu. 63 sanık hakkındaki bozma kararını da “sanıkların eylemlerinin suç için anlaşma suçu” sınırında kalması, yani eyleme dönüşmemiş olması nedenine dayandırdı.

Görüldüğü gibi suçlama yaparken vicdani bir rahatsızlığa düşmemek lüksü yok bu davada.

Mesela emekli orgeneral Çetin Doğan, hükümet darbesi yapmak için örgütlenmekle suçlanmışken daha sonra bu amaçla TSK’dan ayrı bir yapılanmaya gittiği iddia edilmiştir.

Askeri vesayet heveslerine son verecek bir ibret yaratma niyeti maddi ve manevi ağır bir maliyet çıkarmıştır ülkeye.

Dileriz amacına varsın!

İyi ki haksızlığa uğradıklarına inananların önünde “tashihi karar, Anayasa Mahkemesi ve AİHM” olarak üç kurtarıcı bulunuyor.

DİĞER YENİ YAZILAR