Bursa’dan “Adalet mülkün temelidir” sözünün duvardan hayata indiğini müjdeleyen bir haber geldi.
Olayın aslı çok üzücü.
Molla Fenari İlköğretim Okulu’nda öğrenciler beden eğitimi dersinde futbol oynarlarken devrilen seyyar kale direği yedinci sınıf öğrencisi Mehmet Belin’in üstüne düştü.
Mehmet 24 gün yoğun bakımda kaldıktan sonra hayata döndü ama bir gözünü tamamen, öbür gözünü yüzde doksan kaybetti.
Çocuğun ailesinin iki yıl önce açtığı davayı Bursa 3. İdare Mahkemesi sonuçlandırdı ve olayda idarenin hizmet kusuru olduğuna hükmederek Valiliğin Belin ailesine toplam 270 bin YTL tazminat ödemesine karar verdi.
Bu örnek bir karardır ve hem mağdur olanlara, hem bu mağdurların sığınacakları mahkemelere ilham vermelidir.
Türk adaleti çağdaşlaşma yolunda hızlı bir evrim geçiriyor. Devlet taraf ise onun asla suçlu çıkarılmayacağına dayanan kanaat ülkemize çok yönlü zararlar vermiştir.
Örneğin bir orman davasında orman köylüsünün haklı, idarenin haksız çıktığı hiç görülmez. Bursa kararı bu duruşu değiştiriyor:
Yargının görevi devleti korumak değil haklının, mağdurun yanında olmaktır. Bursa mahkemesi bunu yapmıştır.
“Her toplum lâyık olduğu şekilde yönetilir” sözündeki keramet devletle toplum arasındaki etkileşimin önemine vurgu yapıyor.
Hak aramak sadece mağdura tatmin sağlamaz, mağdur yaratan kusurdan sorumlu kişi ve kurumun ceza görmesini de sağlar. Bu ibret etkisi hizmet kusurlarını azaltarak mükemmeliyeti getirir.
İleri ülkelerdeki hizmet kalitesini yükselten nedenlerden biri rekabet ise öbürü yüklü tazminatların terbiye edici etkisidir.
Yargı değişti. Türk halkı eski önyargılarından kurtulmalı, hakkını aramalı, kendisine zarar veren hizmet kusurlarının sorumlularından ihmallerinin hesabını sormalıdır.
“Devlet baba çağı”nı bu şekilde kapatabiliriz!
O çamur bize yapışmaz!
Barzani’nin son sözleri, onun PKK terör örgütü ile en azından gönül bağı içinde olduğunu ortaya koyuyor.
Türk uçaklarının bombaladığı Kandil Dağı’ndaki köyleri ziyaretinde “Hava saldırısının tek sebebi buradaki halkın Kürt olması” demiş.
İnsan utanır bunu derken... Türkiye’nin yeminli düşmanlarının dahi bu yalana inanmayacağını, devlet kurmaya heveslenen bir aşiret reisi bile tahmin edebilir.
Atmaya çalıştığı ırkçı devlet çamuru Türkiye’ye yapışmaz.
Kürtlerin sadece Türkiye’de birinci sınıf vatandaş olarak yaşadığını, Saddam zulmünden kaçan Kürtlere sadece Türkiye’nin kucak açtığını bütün dünya biliyor.
İddialarının kanıtı olsaydı Barzani bunları sergiler, dünya medyası da ballandırarak yayınlardı.
Türk askerinin teröristleri masum sivillerden cımbızla ayıkladığını bütün dünya gördü.
Barzani Türkiye’ye düşmanlık yaparak devlet kuramayacağını hâlâ anlamadıysa geçmiş olsun!

